• 0 536 612 90 09 // 0 535 352 21 58

Süt ve Süt Ürünleri Hakkında Bilmemiz Gerekenler.

Süt, yağ, laktoz, protein, mineral maddeler ve suyun bir araya gelmesi ile oluşan bir maddedir. Süt memeli canlıların meme bezlerinin bir sekresyonudur. Sütün bileşimini net olarak tanımlamak çok zordur, çünkü mevsim, hayvanın beslenme şekli, ırkı, sağım şekli, sağım vakti, laktasyon periyodu gibi etkenler bileşimi farklılaştırabilir.

Süt besin değeri yüksek bir gıdadır. Besin değerlerini 5 ana başlık altında inceleyebiliriz.

Laktoz (Süt şekeri); Yüksek oranda sadece sütte bulunur. Enerji sağlar, bağırsak florasının gelişimine katkı sağlar. Galaktoz ise beyin ve sinir dokularına destek olur. Laktoz enzimleri yetersiz olan kişilerin ise süt yerine fermente olmuş süt ürünlerini kullanmaları tavsiye edilir.

Süt Yağı; Enerji kaynağıdır. Laktozun en iyi şekilde kullanılmasını ve A, D, E, K vitaminlerinin taşınmasını sağlar. Beyin ve sinir hücrelerinin önemli bölümlerinde görev alır. Bünyesinde doymamış yağ asitleri içerir. Kolesterol oranı çok yüksek değildir.

Süt Proteini; Süt proteini vücudun en iyi şekilde kullanabildiği proteinlerden biridir. Süt proteini hücre ve doku oluşumunda, büyümede, gelişmede, saç, tırnak oluşumunda, kasların kasılmasında önemli rol oynar. Bir çok esansiyel aminoasit içeriği de vardır.

Mineraller; Sütün içinde bulunan en önemli mineraller fosfor ve kalsiyumdur. Bu mineraller canlıların iskelet sisteminde ve diş yapısında çok önemli bir rol oynamaktadır.

Vitaminler; Yağda ve suda eriyen birçok vitamini içinde barındırır. Zeka gelişimi, deri ve göz sağlığı için gerekli olan B12 vitaminin en iyi kaynaklarından biridir. Sütteki vitaminler büyümeye yardımcı olurken vücut direncini arttırmaya da destek olur.

1000 gram sütün besin ve enerji değerleri
1000 gram Sütün Besin ve Enerji Değerleri

Süt ve süt ürünlerinin tüketiminin arttırılması, dengeli ve yeterli beslenme, dengeli enerji alımı bakımından vücut için çok önemlidir.

Süt ürünleri, içerdikleri mineraller, proteinler, peptitler, trigliserit, laktoz ve organik asitler gibi bileşenler nedeniyle insülin duyarlılığı, vücut ağırlığı, kan basıncı ve lipid seviyelerini olumlu olarak etkileyebilmektedir. Özellikle düşük yağ oranı içeren sütün tip 2 diyabet geliştirme riskini azalttığına dair çalışmalar mevcuttur.

kilokontrolyolu.com

Kilo Vermek, Aktif ve Formda Kalmak İçin İpuçları

Kilo verdikten sonra eski yeme şeklinize dönerseniz eski halinize dönersiniz.
Formda bir hayat sürebilmek için sağlıklı ve dengeli beslenmeyi yaşam tarzı olarak benimsemek gerekiyor.
İlk ve son diyet mi, yoksa bitmeyen diyet mi?
Günlük beslenme rejiminize sahip çıkın, farkındalıklarınızı arttırın, kilonuzu korumayı öğrenin hayatınız boyunca rahat edin.
Ben hiç ekmek tüketmiyorum diyenlerin dikkatine!
Günlük beslenme düzeninizde ekmek yemeyi bırakmış olabilirsiniz fakat yine de dikkatli olmalısınız.
Açlık duygusu seni aldatıyor olabilir.
Aç olduğunu düşündüğün de önce su iç bir süre bekle açlığın devam ediyorsa, küçük bir ara öğün yap, bir süre daha bekle yine de açlık hissediyorsan yemek yiyebilirsin!
Kilo almanın yollarını biliyor musunuz?
Kilo almak kimileri için zorlayıcı olabilir. Önerilere kulak vermek lazım.
Neden bir anda vücutta ki yağ yakımı gerçekleşmiyor?
Vücutta yağ kaybı hemen bir günde olmuyor. Diyet yaptığınızda yağ dolu yağ hücrelerinin içi boşalıyor, sonra hücre boyutunu korumak için tekrar su ile doluyor ve zaman ile su gidiyor ve hücreler küçülüyor.
Diyetinizin devamını sağlayacak motivasyonu sağlam tutmalısınız.
Kilo kontrolü için diyet yapıyorsanız ve kaçamak yaptıysanız bu sizi fikrinizden caydırmasın, hemen toparlanmalı, hedefinize doğru emin adımlarla ilerlemelisiniz!
Neden kilo vermemize yardımcı alışkanlıklar edinmeliyiz?
Kilo vermenize yardımcı olabilecek alışkanlıklar edinmeniz, formunuzu uzun süre korumanıza sebep olur.
Aktif ve formda kalmak için ipuçlarını sayfamızdan inceleyebilirsiniz.
Dengeli beslenmek, egzersiz yapmak, uyku düzenimize dikkat etmek, günlük olarak bunları planlı bir şekilde yapmak aktif ve formda bir hayat için çok önemlidir.
ideal Herbalife Nutrition Kahvaltısı ile başlanan güne dengeli beslenme ve egzersiz ile devam edilmeli.
Kilo vermek için, güne ideal herbalife nutrition ideal kahvaltısı ile başlayın, ara öğünleri atlamayın, küçük porsiyonlar ile besleyici yemekler yemeye çalış ve egzersiz yap.
Kilo yönetiminde zorlanıyorsanız bu sayfamızı ziyaret etmelisiniz.
Basitçe kilo yönetimini resmetmek istedik.
Vücudunuzun günlük kalori yakımından belirli limitler dahilinde daha az kalori alırsanız kilo verirsiniz, aynı kaloriyi alırsanız kilonuzu korursunuz, daha fazla kalori alırsanız kilo alırsınız.

Suyun Canlılar İçin Önemi Hakkında Bilgiler

Dünyamızın 3/4 ü sularla kaplı olmasına karşın, tatlı sular bu miktarın ancak %2,5 kadarına tekabül eder. Su vücudumuzun da %60 kadarını oluşturur. Proteinlerin sentezlenmesinde, dokuların onarılmasında, vücutta biriken toksinlerin atılmasında çok önemli rol oynamaktadır.

Kişi başına su tüketim miktarı iklim koşullarına, aktivite düzeyine, ağırlığa ve çevresel koşullara göre değişiklik gösterse bile yaklaşık kadınlar için 1,7 lt. erkekler için 2.3 lt. civarında olmalıdır.

Sağlığımız için bu kadar önem arz eden suyun bakteriyolojik olarak temiz olması, berrak, kokusuz, zehirli maddeler içermeyen ve kimyasal olarak içindeki minerallerin gıda maddeleri tüzüğü sınırlarını aşmaması gerekir. Ph’ ı 7 – 8,5 arasında olan sular standartlara uymaktadır. Minerali bol olan sular sert sulardır.

Su içmek için en iyi 8 zaman;

  • Egzersiz sonrasında; Kalp atışını düzenlemeye yardımcı olur.
  • Uyandıktan sonra; Metabolizmayı ve iç organları hareketlendirir.
  • Halsiz hissettiğinizde; Enerjinizi tazeler.
  • Yemekten yarım saat önce; Sindirimi kolaylaştırır.
  • Duştan önce; Kan basıncını düzenlemeye destek olur.
  • Uyumadan önce; Gece boyunca sıvı kaybını önlemeye yardımcı olur.
  • Hasta olduğunuzda; Vücudun desteklenmesini sağlar.
  • Enfeksiyon yaşadığınızda; Bağışıklığın desteklenmesine yardımcı olur.

Sağlıklı ve kaliteli bir yaşam için düzenli sıvı alımına özen göstermeliyiz. Günlük ihtiyacımız olan sıvının bir kısmını gıdalarımızdan alsak da bu yeterli gelmez, bunu su ile mutlaka desteklemeliyiz. Suyun kıymetini bilmeli, tüketiminde ise yeterli ve dikkatli davranmalıyız.


Sigara ve Sağlığımıza Zararları Hakkında Bilgiler.

Sigara içen bir kişi ben sağlıklı yaşamak istiyorum diyorsa, yalan söylüyordur. Sigara içmek ile sağlıklı yaşamak asla bir araya gelemeyecek olgulardır.

Sigara Nedir?

Sigara, Tütün bitkisinin incecik kıyılıp kağıda sarılarak dumanının da içe çekilerek tüketildiği bir maddedir. Solunarak vücuda giren sigara dumanı 4800 den fazla toksik ve kanserojen madde içeriği ile akciğerler tarafından emilerek tüm vücuda yayılır. Sigaranın bağımlılık yapmasında ki en büyük etken Nikotin denen maddedir.

Sigaranın Zararları;

Sigaranın vücuda en geniş etkili zararı kanın oksijen taşıma kapasitesini düşürerek, damar yapısına verdiği harabiyet ile tüm dokulara ve organlara verdiği zarardır.

  • Vücudun genel olarak ağır ve kötü bir kokuya bürünmesine sebep olur.
  • Beynimize her nefeste yaklaşık 50 bin civarı hücreyi öldürerek, odaklanmayı azaltmak, felç, damar tıkanıklığı ve ileri yaşlarda Alzheimir riskini yükselmek gibi zararları vardır.
  • Gözlerde, katarak ve ileri yaşlarda körlük riskini arttırır.
  • Burunda, koku alma duygusunu azaltır.
  • Akciğerlerde, bronşit, amfizem ve akciğer kanseri riskini çoğaltır.
  • Mide ve yemek borusu kanseri, ülser, kanama riski artar.
  • Pankreas kanseri riski fazlalaşır.
  • İktidarsızlık, ereksiyon da azalma, dölleme yetersizliği ve kalıtımsal bozukluklara sebep olabilir.
  • Mesane kanseri riski.
  • Kemik erimesi riskini çoğaltarak iskelet sistemine ağır zarar verir.
  • Kılcal damarlara verdiği zarar ile el ve ayaklardan başlayarak kol ve bacaklara kadar ilerleyen organ kesilmeleri (Burger hastalığı).
  • Ciltte karalık ve daha yaşlı, kırışık bir görünüm.
  • Dişler de kirli ve pis bir görünüm, diş eti hastalıkları.
  • Ağız ve Yutak da tat alma eksikliği aynı zaman da kanser riski.
  • Gırtlak ve nefes borusunda iltihap, kanser, ses tellerinin zarar görmesi riski üst düzeydedir.
  • Kalp ve kardiyovasküler sistemin baş düşmanıdır. Kalp krizi ve kalp krizinden ölümlerin, damar tıkanmalarının aynı zamanda tansiyon yükselmelerinin birinci sebebidir.
  • Rahim ve yumurtalıklar da, kısırlık, çocuk düşürme, sakat yada eksik kilolu doğum, erken menapoz, rahim kanseri riski artar.
  • Eller de, parmakların sararması, tırnakların zayıflaması.
  • Kol ve bacaklarda ki, damarların zarar görerek tıkanıklık, varis ve her türlü dolaşım bozuklukları riski artar.
  • Ayrıca genel olarak, uykusuzluk, yorgunluk, ruhsal gerginlik, stres, performans düşüklüğü, reflekslerde azalma, dikkat dağınıklığı artar.
  • Sigara gelecek nesillere de miras bırakır. Sigara içen babaların doğan çocuklarında kanseri önleyen gen olmuyor. Hamileliğin de sigara içen kadınların bebekleri %10-15 eksik kilolu ve aynı oranda zeka eksikliği riski ile doğuyor.

Kendinizi, ailenizi, arkadaşlarınızı ve dünyayı seviyorsanız, aynı zaman da sigara içiyorsanız lütfen bu eylem ile ilgili bir kez daha düşünün. Çünkü sadece kendinize zarara vermiyorsunuz.

Sağlıklı günler dileklerimizle.


Formda Kalmak ve Yaşam Kalitesini Yükseltmek İçin Öneriler.

Kahvaltıyı mutlaka beslenme düzenimize eklemeliyiz. Biz uyurken çalışan vücudumuz sabah bütün yakıt depoları boşalmış olarak uyanır. İhtiyaç duyduğu enerjiyi sağlamak için protein, karbonhidrat, vitamin, mineral, sağlıklı yağlar içeren bir kahvaltı ile güne başlamalıyız.

Neden Herbalife Nutrition İdeal Kahvaltısını tercih etmeliyiz?
İşte her şeyi ile şahane bir kahvaltı, Herbalife Nutrition İdeal Kahvaltı.
Herbal Aloe Konsatre içecek,
Bitkisel Konsantre Çay,
Formül 1 Öğün Yerine Geçen Besleyici Shake Karışım.

Fiziksel aktivite, sağlıklı bir kahvaltı kadar önemlidir. Hayatınızda mutlaka hareket olmalı, eğer düzenli egzersiz yapma fırsatınız yok ise en azından merdivenleri kullanın, yürüme mesafesi yerler için araç kullanmayın.

Farklı bir şeyler ile ilgilenirken sakın yemek yemeyin. Örneğin; televizyon seyrederken, bilgisayar başındayken, ne yediğinizin, ne kadar yediğinizin, hangi lezzette olduğunun, ailenizden vakit çaldığınızın ve anın tadını fark edemezsiniz.

Şekerli ve gazlı içecekler, gizli bir kalori bombasıdır. Kolalar, gazozlar, şekerli suya boya katılarak yapılan meyve suları, çok yağlı ayran içmek yerine bitki çayları, taze sıkılmış meyve suları, su, yağsız ayran tercih edebilirsiniz.

Günlük sıvı alımını dengelemelisiniz. Vücut gün içerisinde yaklaşık 5-6 litre sıvıya ihtiyaç duyar. Bu miktarın 3 litre kadarını yiyeceklerden, meyvelerden, yemeklerden almak ile birlikte en az 2 litre kadar su tüketmeliyiz.

Sebzeler ve meyveler mutlaka her öğünümüzde olmalıdır. Sindirim sisteminin lif ihtiyacı, vitamin, mineral ve toksik maddeleri vücuttan atmak için gereken antioksidanlar sebze ve meyvelerde yüksek oranda bulunur.

Proteince zengin bir beslenme düzeni hem sizin daha uzun süreler boyunca tok kalmanıza, aynı zaman da yağsız kas kütlenizin korunmasına çok büyük destek sağlar. Yetişkin bir erkeğin gün içinde kilo başına yaklaşık 1 gram protein alması gerekir. Yetişkin bir kadın ise günde kilo başına 0,8 gram protein almalıdır.

Kendinize yapacağınız en büyük işkence öğün atlamaktır. Öğün atladığınızda vücudunuzun dengesi bozulur. Bir sonraki öğün vaktine kadar enerjiniz düşer, halsiz kalırsınız, aynı zamanda çok acıktığınız için yemeklere adeta saldırırsınız ve porsiyon kontrolünüz kalmaz. Vücut daha çok şekerli gıdalara yönelir.

Vücudunuz sizin içinde yaşadığınız eviniz siz evinize ne kadar özen gösterirseniz, o da size şahane bir konfor sunar. Kendimize iyi bakalım.


Kalbinizi Ne Kadar Seviyorsunuz ve Önem Veriyorsunuz?

Bütün vücudumuz gibi kalbimizin de sağlıklı kalabilmesi ve düzgün çalışabilmesi için dengeli, sağlıklı beslenme en önde gelen gerekliliktir. Buna bir de egzersiz dolu aktif bir yaşam eklenirse uzun yıllar kalbimiz düzgün çalışabilir.

Kendimiz için sağlıklı bir kalp misyonu yüklenirsek ona göre de yaşamamız ve beslenmemiz gerekiyor. Özellikle hazır ve katkılı gıdalar yerine, taze, temiz besinler tüketmeye gayret göstermeliyiz. Taze sebzeler meyveler, tahıllar, bakliyatlar ve hayvansal ürünleri yeterli, dengeli bir şekilde kullanmalıyız. Trans yağlar ile hayvansal yağlardan uzak durmalıyız. Her gün en az 8 bardak su içmeliyiz, aktif bir yaşam şekli benimsemeliyiz.

Düzenli olarak yapılacak tetkikler ile iyi ve kötü kolesterol seviyelerini, kan şekeri düzeyini, kan basıncı, kandaki trigliserit seviyelerini kontrol altında tutarak, beden kitle indeksi ve bel çevresi kalınlığını da takip ederek kalp sağlığına destek olunmalıdır. Uyku bozuklukları da kalbimiz üzerinde ciddi sıkıntılar yaratır. Şeker hastalarının çok daha dikkatli olmaları gerekiyor.

Kalp ve damar sistemimizi sağlıklı tutmak adına dengeli ve sağlıklı beslenerek gereken besin maddelerini, vitamin, mineralleri yeteri kadar alamadığımızı düşünüyorsak, kaliteli ve güvenilir bir multi vitamini beslenme düzeninize dahil ederek bu açığı kapayarak tüm vücut sağlığımıza kocaman bir destek verebiliriz.

Kalbimizi sevelim, kalbimizi koruyalım!


Sağlıklı Beslenme Alışkanlıkları Sonbahar da Bozulabilir.

Sonbahar aslında bir çok vitamin mineral ve lif içerikli meyve, sebzenin taze olarak tüketilebilmesine olanak sağlıyor olsa da, havanın gün geçtikçe serinliyor olması bizi daha ağır kalorili yiyeceklere doğru yönlendirebiliyor. Fakat kısalan ve daha çabuk kararıp bizi kasvetlendiren havalardan dolayı vücudumuzun fazladan yaklaşık 200 kalori daha istiyor olması, alışkanlıklarımızdan vazgeçerek Sonbahar’a yenileceğiz anlamına gelmiyor.

Sonbahar mevsiminde iştahımızı rahat kontrol edebilmek için uyku çok daha fazla önem kazanıyor. Çünkü, az uyuduğumuz da vücut açlık hormonu da diyebileceğimiz “ghrelin” hormonu salgılanır ve canımız daha çok yemek ister. Bunun devamında tokluk hormonu dediğimiz “leptin” hormon seviyeleri de düşmeye başlar ve beden daha çok kalori içeren gıdalara yönelir. Yani, iştah kontrolü istiyorsak her gün düzenli 7-8 saat uyku uyumalıyız.

Gün içerisinde almanız gereken kalorinin %10-12 daha fazlasını göze almıyorsanız, yeterli derecede protein içeren besin değeri yüksek bir kahvaltı etme alışkanlığı kazanmalısınız. Kesinlikle kahvaltıyı atlamayın, eğer vaktiniz az ise Herbalife İdeal kahvaltısından faydalanabilirsiniz.

Enerjinizin gün içerisinde düşmemesi, ana öğünlere çok aç gitmemek ve ana öğünlerde iştah kontrolünü rahat yapabilmek için, öğünler arasında 2-3 saat ara ile sağlıklı ara öğünler yapmalısınız. Örneğin; meyveli yoğurt yada avuç içi kadar çiğ badem, fındık yada bir avuç kestane yada bir kaç kuru kayısı, kuru erik yada kalorisi düşük protein barlar olabilir.

Mutfakta küçük bir porsiyon halinde hazırladığınız tabağınız ile masaya gelin, doymadığınızı hissederseniz biraz sıvı ve sohbet ile vakit geçirin, 20 dakika sonra doyduğunuzu göreceksiniz. Yemek ve salatalarınıza fazladan yağ yada sos katacağınıza çeşitli baharatlar ile bunu halledebilirsiniz. Renkli ve çeşitli sebzeler, bakliyatlar sofranızda mutlaka olmalıdır.

Sonbaharın tadını çıkarmak için de haftanın 3- 4 günü 30 dakikadan az olmayan yürüyüşler yapabilirsiniz.


Bağışıklık Sistemi Nasıl Güçlendirilir?

Bağışıklık Sistemi Nedir?

Bağışıklık Sistemi, canlının vücudunda ki savunma kalkanıdır diyebiliriz. Bağışıklık sistemi vücuda giren her türlü yabancı ve zararlı bakteri, virüs ve mikropları tanımlar ayrıştırır ve zararlı gördüklerini yok eder. Aslında sistem şöyle çalışıyor; savunma hücreleri (Akyuvarlar) vücuda giren mikroplara ürettiği savunma silahı olan Antikor ile saldırıyor ve vücudu savunmaya başlıyor. Bağışıklık sistemi güçlü ise bu savunma işe yarıyor ve vücut hastalığa yenik düşmüyor. Bağışıklık sistemi zayıf ise malesef hastalık kazanıyor.

Bağışıklık Sisteminizin Zayıflama Belirtileri Nelerdir?

  • Yorgunluk; Sarf ettiğiniz efordan daha fazla ve çabuk yoruluyorsanız, sabahları bitkin kalkıyorsanız ve bu durum dinlenmenize rağmen geçmiyorsa bağışıklık sisteminiz zayıflamış olabilir.
  • Uçuk; Dudakların ve ağız çevresinde oluşan içi sıvı dolu yaralar yılda 4 kereden fazla tekrar ediyorsa zayıf bir sistemin uyarıcısı olabilir.
  • Tekrarlayan Enfeksiyonlar; Akyuvarlar yeterli antikor üretemediklerinde enfeksiyonlar ile savaş yeterince olamıyor. Enfeksiyonların sık tekrarlaması zayıf bir immün sistemin habercisi olabilir.
  • Cildinizde Nedeni Belli Olmayan Yaralar Çıkıyorsa; Yaralar çok geç kapanıyorsa, mantar tarzı enfeksiyonlar çıkıyorsa, saçlı deriler pullanarak dökülüyorsa bir bağışıklık sistemi taramasından geçmeniz faydalı olabilir.
  • Aft ve Pamukçuk; denilen ağız içi ve dil üzerinde çıkan ağrılı beyaz lezyonlar şeklinde kendini gösteren aft ve pamukçuklar yıl içerisinde 4 kereden fazla tekrarlıyorsa bu da bağışıklık sisteminizin zayıfladığının bir göstergesi olabilir.

Bağışıklık Sistemini Güçlendirmenin Yolları Nelerdir?

Doğru ve Dengeli Beslenmek;

Beslenme öğünlerimizde protein, karbonhidrat, vitamin, mineral, lif ve sağlıklı yağları dengeli almak, alkol ve sigaradan uzak durmak, şekerin ve tuzun kararında kullanımı ve antioksidan besinlerin yeterince alınması gerçekten bağışıklık sistemi için çok önemlidir.

Vitaminler ve Mineraller;

A, E, C, B vitaminleri hayatımızda daha fazla yer almak zorundalar. Fakat böyle olmasına rağmen artık besinlerin vitamin mineral içerikleri eskisi kadar kaliteli değil, bu yüzden takviye edilmesi gerekiyor. Örnek, A ve B12 vitamini için balık,et, süt, yumurta, C vitamini içinde Turunçgiller, kiraz ve kavun gibi meyvelerden faydalanabiliriz.

Su ve sıvı alımı;

Vücutta oluşan ve hayati önem taşıyan reaksiyonların çoğu için su çok gereklidir. Gün içerisinde 2 – 2,5 litre su tükettiğimizden emin olalım.

Kaliteli Uyku;

Gece saatlerinde uyunması gereken saatte kaliteli ve derin bir uyku uyunmazsa sabah yorgun kalkılır, veriminiz düşer, moral ve motivasyonunuz bozulur, konsantrasyon azalır ve bağışıklık sisteminiz zayıflar. Ortalama 7 saat civarında kaliteli bir uyku uyumaya çaba sarfedin.

Aktif Bir Yaşama Geçelim;

Aktif bir yaşam bağışıklık sistemi için çok değerlidir. Bol oksijenli açık havada haftanın 3 günü yarımşar saatlik yürüyüşler bile kendimizi iyi hissettirecektir.

Stres ve Bunalımdan Uzak Durmak;

Stres ve bunalım ruh halimize zarar verdiği kadar bağışıklık sistemimize de zarar verir. Çünkü vücut stres ile baş edebilmek için bazı maddeler ve hormonlar üretir, bu maddeler de vücutta fazlalaşınca doğal dengeye zarar verir. Böyle zamanlar da daha çok hasta oluruz.

Kişisel Hijyene Verilecek Önem;

Mikroplar ve virüsler her an vücudumuza girebilmek için fırsat kollarlar ve en çok da ellerimizi bunun için kullanırlar. Bu yüzden, sık sık ellerimizi yıkamak ve yeteri sıklıkta banyo yapmamız çok önemlidir.

Bağışıklık sistemimizin daha güçlenmesine destek olabilecek yukarıda yazılan maddelerin gerçekleşmesine faydalı olması için Herbalife Nutrition Ürünlerini hayatınıza sokabilirsiniz.


Beslenme Kaliteniz Cildinizden Belli Olur.

Modern hayat, yoğun ve stresli yaşam ve dış etkenlerden dolayı (egzos gazları, hava kirliliği gibi), cildiniz daha mat görünebilir, daha yağlı ve akneli olabilir. Bütün bu olumsuzlukları en aza indirgemek için doğru ve dengeli beslenmeye özen göstermeliyiz.

Ciltteki kan dolaşımını arttırarak rengini ve görünümünü canlandırmak için günlük olarak yeterince su tüketmeliyiz.

Günlük olarak düzenli ve yeterince protein tüketmek, cildimizdeki kolajen üretimine destek olarak, elastikiyetini korumasına sebep olacağından yeni çizgiler daha geç oluşacaktır.

Cildin genç ve diri görünümü için Omega3 asitleri, C vitamini ve Bakır gibi vitamin, minerallere ihtiyacı olan vücudumuza, Ceviz ve Nar ile destek olabiliriz.

Bu ayrıntıların yanı sıra, serbest radikallerin etkilerinin azaltılabilmesi için, sigara içilmemesi, antioksidan alımı ve günde 1 bardak yeşil çay tüketilmesi çok faydalı olacaktır.


Günlük Beslenme Düzeninde Ara Öğünlerin Önemi

Günlük yeme düzenimizde 3-4 saat aralıklar ile beslenmemiz çok önemli bir durumdur. Azar azar ve sık sık yemek sağlıklı ve dengeli beslenmenin önemli unsurlarındandır. Ara öğünleri beslenme düzenimize koyarak, ana öğünlere çok acıkmadan gitmeyi, porsiyon kontrolünü ve gün içerisinde ki kaçamakları engellemiş olursunuz.

Ana öğünler de olduğu gibi ara öğünlerde de karbonhidrat, protein, yağ ve vitamin açısından besinler içeren ara öğünleri tercih etmeliyiz. Çünkü sadece karbonhidrat yada sadece protein içeren ara öğünler bizi daha çok acıktırabilirler.

Sağlıklı Ara Öğün Tavsiyeleri;

Diyet deyince akla ilk gelen ara öğün meyve oluyor. Uygun porsiyonlar da mevsim meyveleri ara öğün olarak tüketilebilir. İkindi vaktine denk gelen ara öğünlerde tercih etmekte fayda vardır.

Ceviz, Badem, Fındık ve Kaju Fıstığı da yağlı kuru yemişlerdir. Enerji içerikleri yüksek olan bu kuru yemişler porsiyon ölçülerine dikkat edilerek, çiğ olarak tüketilmelidir. (Fındık, badem, kaju 10-12 Adet, Ceviz ise 2-3 adet)

Süt, yoğurt, ayran, kefir, cacık gibi süt ürünleri de dengeli bir ara öğün olarak tüketilebilir.

Karma Ara Öğün Tavsiyeleri;

  • Tam Buğday Ekmeği ve Peynir
  • Kepekli Grissiniler ve Ayran
  • Kepekli yada Tam Buğdaylı Galetalar ve Peynir
  • Meyveli Yoğurt
  • Meyve ve Yağlı Kuru Yemişler
  • Kuru Meyveler ve Kuru yemişler

Düzenli ve dengeli ana ve ara öğünler, sağlıklı ve dengeli beslenmenin anahtarıdır.


Sepet

Ürün kategorileri