• 0 536 612 90 09 // 0 535 352 21 58

Formda Kalmak ve Yaşam Kalitesini Yükseltmek İçin Öneriler.

Kahvaltıyı mutlaka beslenme düzenimize eklemeliyiz. Biz uyurken çalışan vücudumuz sabah bütün yakıt depoları boşalmış olarak uyanır. İhtiyaç duyduğu enerjiyi sağlamak için protein, karbonhidrat, vitamin, mineral, sağlıklı yağlar içeren bir kahvaltı ile güne başlamalıyız.

Fiziksel aktivite, sağlıklı bir kahvaltı kadar önemlidir. Hayatınızda mutlaka hareket olmalı, eğer düzenli egzersiz yapma fırsatınız yok ise en azından merdivenleri kullanın, yürüme mesafesi yerler için araç kullanmayın.

Farklı bir şeyler ile ilgilenirken sakın yemek yemeyin. Örneğin; televizyon seyrederken, bilgisayar başındayken, ne yediğinizin, ne kadar yediğinizin, hangi lezzette olduğunun, ailenizden vakit çaldığınızın ve anın tadını fark edemezsiniz.

Şekerli ve gazlı içecekler, gizli bir kalori bombasıdır. Kolalar, gazozlar, şekerli suya boya katılarak yapılan meyve suları, çok yağlı ayran içmek yerine bitki çayları, taze sıkılmış meyve suları, su, yağsız ayran tercih edebilirsiniz.

Günlük sıvı alımını dengelemelisiniz. Vücut gün içerisinde yaklaşık 5-6 litre sıvıya ihtiyaç duyar. Bu miktarın 3 litre kadarını yiyeceklerden, meyvelerden, yemeklerden almak ile birlikte en az 2 litre kadar su tüketmeliyiz.

Sebzeler ve meyveler mutlaka her öğünümüzde olmalıdır. Sindirim sisteminin lif ihtiyacı, vitamin, mineral ve toksik maddeleri vücuttan atmak için gereken antioksidanlar sebze ve meyvelerde yüksek oranda bulunur.

Proteince zengin bir beslenme düzeni hem sizin daha uzun süreler boyunca tok kalmanıza, aynı zaman da yağsız kas kütlenizin korunmasına çok büyük destek sağlar. Yetişkin bir erkeğin gün içinde kilo başına yaklaşık 1 gram protein alması gerekir. Yetişkin bir kadın ise günde kilo başına 0,8 gram protein almalıdır.

Kendinize yapacağınız en büyük işkence öğün atlamaktır. Öğün atladığınızda vücudunuzun dengesi bozulur. Bir sonraki öğün vaktine kadar enerjiniz düşer, halsiz kalırsınız, aynı zamanda çok acıktığınız için yemeklere adeta saldırırsınız ve porsiyon kontrolünüz kalmaz. Vücut daha çok şekerli gıdalara yönelir.

Vücudunuz sizin içinde yaşadığınız eviniz siz evinize ne kadar özen gösterirseniz, o da size şahane bir konfor sunar. Kendimize iyi bakalım.


Kalbinizi Ne Kadar Seviyorsunuz ve Önem Veriyorsunuz?

Bütün vücudumuz gibi kalbimizin de sağlıklı kalabilmesi ve düzgün çalışabilmesi için dengeli, sağlıklı beslenme en önde gelen gerekliliktir. Buna bir de egzersiz dolu aktif bir yaşam eklenirse uzun yıllar kalbimiz düzgün çalışabilir.

Kendimiz için sağlıklı bir kalp misyonu yüklenirsek ona göre de yaşamamız ve beslenmemiz gerekiyor. Özellikle hazır ve katkılı gıdalar yerine, taze, temiz besinler tüketmeye gayret göstermeliyiz. Taze sebzeler meyveler, tahıllar, bakliyatlar ve hayvansal ürünleri yeterli, dengeli bir şekilde kullanmalıyız. Trans yağlar ile hayvansal yağlardan uzak durmalıyız. Her gün en az 8 bardak su içmeliyiz, aktif bir yaşam şekli benimsemeliyiz.

Düzenli olarak yapılacak tetkikler ile iyi ve kötü kolesterol seviyelerini, kan şekeri düzeyini, kan basıncı, kandaki trigliserit seviyelerini kontrol altında tutarak, beden kitle indeksi ve bel çevresi kalınlığını da takip ederek kalp sağlığına destek olunmalıdır. Uyku bozuklukları da kalbimiz üzerinde ciddi sıkıntılar yaratır. Şeker hastalarının çok daha dikkatli olmaları gerekiyor.

Kalp ve damar sistemimizi sağlıklı tutmak adına dengeli ve sağlıklı beslenerek gereken besin maddelerini, vitamin, mineralleri yeteri kadar alamadığımızı düşünüyorsak, kaliteli ve güvenilir bir multi vitamini beslenme düzeninize dahil ederek bu açığı kapayarak tüm vücut sağlığımıza kocaman bir destek verebiliriz.

Kalbimizi sevelim, kalbimizi koruyalım!


Sağlıklı Beslenme Alışkanlıkları Sonbahar da Bozulabilir.

Sonbahar aslında bir çok vitamin mineral ve lif içerikli meyve, sebzenin taze olarak tüketilebilmesine olanak sağlıyor olsa da, havanın gün geçtikçe serinliyor olması bizi daha ağır kalorili yiyeceklere doğru yönlendirebiliyor. Fakat kısalan ve daha çabuk kararıp bizi kasvetlendiren havalardan dolayı vücudumuzun fazladan yaklaşık 200 kalori daha istiyor olması, alışkanlıklarımızdan vazgeçerek Sonbahar’a yenileceğiz anlamına gelmiyor.

Sonbahar mevsiminde iştahımızı rahat kontrol edebilmek için uyku çok daha fazla önem kazanıyor. Çünkü, az uyuduğumuz da vücut açlık hormonu da diyebileceğimiz “ghrelin” hormonu salgılanır ve canımız daha çok yemek ister. Bunun devamında tokluk hormonu dediğimiz “leptin” hormon seviyeleri de düşmeye başlar ve beden daha çok kalori içeren gıdalara yönelir. Yani, iştah kontrolü istiyorsak her gün düzenli 7-8 saat uyku uyumalıyız.

Gün içerisinde almanız gereken kalorinin %10-12 daha fazlasını göze almıyorsanız, yeterli derecede protein içeren besin değeri yüksek bir kahvaltı etme alışkanlığı kazanmalısınız. Kesinlikle kahvaltıyı atlamayın, eğer vaktiniz az ise Herbalife İdeal kahvaltısından faydalanabilirsiniz.

Enerjinizin gün içerisinde düşmemesi, ana öğünlere çok aç gitmemek ve ana öğünlerde iştah kontrolünü rahat yapabilmek için, öğünler arasında 2-3 saat ara ile sağlıklı ara öğünler yapmalısınız. Örneğin; meyveli yoğurt yada avuç içi kadar çiğ badem, fındık yada bir avuç kestane yada bir kaç kuru kayısı, kuru erik yada kalorisi düşük protein barlar olabilir.

Mutfakta küçük bir porsiyon halinde hazırladığınız tabağınız ile masaya gelin, doymadığınızı hissederseniz biraz sıvı ve sohbet ile vakit geçirin, 20 dakika sonra doyduğunuzu göreceksiniz. Yemek ve salatalarınıza fazladan yağ yada sos katacağınıza çeşitli baharatlar ile bunu halledebilirsiniz. Renkli ve çeşitli sebzeler, bakliyatlar sofranızda mutlaka olmalıdır.

Sonbaharın tadını çıkarmak için de haftanın 3- 4 günü 30 dakikadan az olmayan yürüyüşler yapabilirsiniz.


Bağışıklık Sistemi Nasıl Güçlendirilir?

Bağışıklık Sistemi Nedir?

Bağışıklık Sistemi, canlının vücudunda ki savunma kalkanıdır diyebiliriz. Bağışıklık sistemi vücuda giren her türlü yabancı ve zararlı bakteri, virüs ve mikropları tanımlar ayrıştırır ve zararlı gördüklerini yok eder. Aslında sistem şöyle çalışıyor; savunma hücreleri (Akyuvarlar) vücuda giren mikroplara ürettiği savunma silahı olan Antikor ile saldırıyor ve vücudu savunmaya başlıyor. Bağışıklık sistemi güçlü ise bu savunma işe yarıyor ve vücut hastalığa yenik düşmüyor. Bağışıklık sistemi zayıf ise malesef hastalık kazanıyor.

Bağışıklık Sisteminizin Zayıflama Belirtileri Nelerdir?

  • Yorgunluk; Sarf ettiğiniz efordan daha fazla ve çabuk yoruluyorsanız, sabahları bitkin kalkıyorsanız ve bu durum dinlenmenize rağmen geçmiyorsa bağışıklık sisteminiz zayıflamış olabilir.
  • Uçuk; Dudakların ve ağız çevresinde oluşan içi sıvı dolu yaralar yılda 4 kereden fazla tekrar ediyorsa zayıf bir sistemin uyarıcısı olabilir.
  • Tekrarlayan Enfeksiyonlar; Akyuvarlar yeterli antikor üretemediklerinde enfeksiyonlar ile savaş yeterince olamıyor. Enfeksiyonların sık tekrarlaması zayıf bir immün sistemin habercisi olabilir.
  • Cildinizde Nedeni Belli Olmayan Yaralar Çıkıyorsa; Yaralar çok geç kapanıyorsa, mantar tarzı enfeksiyonlar çıkıyorsa, saçlı deriler pullanarak dökülüyorsa bir bağışıklık sistemi taramasından geçmeniz faydalı olabilir.
  • Aft ve Pamukçuk; denilen ağız içi ve dil üzerinde çıkan ağrılı beyaz lezyonlar şeklinde kendini gösteren aft ve pamukçuklar yıl içerisinde 4 kereden fazla tekrarlıyorsa bu da bağışıklık sisteminizin zayıfladığının bir göstergesi olabilir.

Bağışıklık Sistemini Güçlendirmenin Yolları Nelerdir?

Doğru ve Dengeli Beslenmek;

Beslenme öğünlerimizde protein, karbonhidrat, vitamin, mineral, lif ve sağlıklı yağları dengeli almak, alkol ve sigaradan uzak durmak, şekerin ve tuzun kararında kullanımı ve antioksidan besinlerin yeterince alınması gerçekten bağışıklık sistemi için çok önemlidir.

Vitaminler ve Mineraller;

A, E, C, B vitaminleri hayatımızda daha fazla yer almak zorundalar. Fakat böyle olmasına rağmen artık besinlerin vitamin mineral içerikleri eskisi kadar kaliteli değil, bu yüzden takviye edilmesi gerekiyor. Örnek, A ve B12 vitamini için balık,et, süt, yumurta, C vitamini içinde Turunçgiller, kiraz ve kavun gibi meyvelerden faydalanabiliriz.

Su ve sıvı alımı;

Vücutta oluşan ve hayati önem taşıyan reaksiyonların çoğu için su çok gereklidir. Gün içerisinde 2 – 2,5 litre su tükettiğimizden emin olalım.

Kaliteli Uyku;

Gece saatlerinde uyunması gereken saatte kaliteli ve derin bir uyku uyunmazsa sabah yorgun kalkılır, veriminiz düşer, moral ve motivasyonunuz bozulur, konsantrasyon azalır ve bağışıklık sisteminiz zayıflar. Ortalama 7 saat civarında kaliteli bir uyku uyumaya çaba sarfedin.

Aktif Bir Yaşama Geçelim;

Aktif bir yaşam bağışıklık sistemi için çok değerlidir. Bol oksijenli açık havada haftanın 3 günü yarımşar saatlik yürüyüşler bile kendimizi iyi hissettirecektir.

Stres ve Bunalımdan Uzak Durmak;

Stres ve bunalım ruh halimize zarar verdiği kadar bağışıklık sistemimize de zarar verir. Çünkü vücut stres ile baş edebilmek için bazı maddeler ve hormonlar üretir, bu maddeler de vücutta fazlalaşınca doğal dengeye zarar verir. Böyle zamanlar da daha çok hasta oluruz.

Kişisel Hijyene Verilecek Önem;

Mikroplar ve virüsler her an vücudumuza girebilmek için fırsat kollarlar ve en çok da ellerimizi bunun için kullanırlar. Bu yüzden, sık sık ellerimizi yıkamak ve yeteri sıklıkta banyo yapmamız çok önemlidir.

Bağışıklık sistemimizin daha güçlenmesine destek olabilecek yukarıda yazılan maddelerin gerçekleşmesine faydalı olması için Herbalife Nutrition Ürünlerini hayatınıza sokabilirsiniz.


Beslenme Kaliteniz Cildinizden Belli Olur.

Modern hayat, yoğun ve stresli yaşam ve dış etkenlerden dolayı (egzos gazları, hava kirliliği gibi), cildiniz daha mat görünebilir, daha yağlı ve akneli olabilir. Bütün bu olumsuzlukları en aza indirgemek için doğru ve dengeli beslenmeye özen göstermeliyiz.

Ciltteki kan dolaşımını arttırarak rengini ve görünümünü canlandırmak için günlük olarak yeterince su tüketmeliyiz.

Günlük olarak düzenli ve yeterince protein tüketmek, cildimizdeki kolajen üretimine destek olarak, elastikiyetini korumasına sebep olacağından yeni çizgiler daha geç oluşacaktır.

Cildin genç ve diri görünümü için Omega3 asitleri, C vitamini ve Bakır gibi vitamin, minerallere ihtiyacı olan vücudumuza, Ceviz ve Nar ile destek olabiliriz.

Bu ayrıntıların yanı sıra, serbest radikallerin etkilerinin azaltılabilmesi için, sigara içilmemesi, antioksidan alımı ve günde 1 bardak yeşil çay tüketilmesi çok faydalı olacaktır.


Günlük Beslenme Düzeninde Ara Öğünlerin Önemi

Günlük yeme düzenimizde 3-4 saat aralıklar ile beslenmemiz çok önemli bir durumdur. Azar azar ve sık sık yemek sağlıklı ve dengeli beslenmenin önemli unsurlarındandır. Ara öğünleri beslenme düzenimize koyarak, ana öğünlere çok acıkmadan gitmeyi, porsiyon kontrolünü ve gün içerisinde ki kaçamakları engellemiş olursunuz.

Ana öğünler de olduğu gibi ara öğünlerde de karbonhidrat, protein, yağ ve vitamin açısından besinler içeren ara öğünleri tercih etmeliyiz. Çünkü sadece karbonhidrat yada sadece protein içeren ara öğünler bizi daha çok acıktırabilirler.

Sağlıklı Ara Öğün Tavsiyeleri;

Diyet deyince akla ilk gelen ara öğün meyve oluyor. Uygun porsiyonlar da mevsim meyveleri ara öğün olarak tüketilebilir. İkindi vaktine denk gelen ara öğünlerde tercih etmekte fayda vardır.

Ceviz, Badem, Fındık ve Kaju Fıstığı da yağlı kuru yemişlerdir. Enerji içerikleri yüksek olan bu kuru yemişler porsiyon ölçülerine dikkat edilerek, çiğ olarak tüketilmelidir. (Fındık, badem, kaju 10-12 Adet, Ceviz ise 2-3 adet)

Süt, yoğurt, ayran, kefir, cacık gibi süt ürünleri de dengeli bir ara öğün olarak tüketilebilir.

Karma Ara Öğün Tavsiyeleri;

  • Tam Buğday Ekmeği ve Peynir
  • Kepekli Grissiniler ve Ayran
  • Kepekli yada Tam Buğdaylı Galetalar ve Peynir
  • Meyveli Yoğurt
  • Meyve ve Yağlı Kuru Yemişler
  • Kuru Meyveler ve Kuru yemişler

Düzenli ve dengeli ana ve ara öğünler, sağlıklı ve dengeli beslenmenin anahtarıdır.


Kuru Bir Cilde Sahipseniz Bu Önerilere Kulak Verin.

Sıcak sudan uzak durun; Ilık su ile duş almayı tercih ederseniz, cildinizi koruyan yağ hücrelerinin yok olmasına engel olursunuz. Ilık kısa bir duşun ardından cildinizi nazikçe kurulayın ve hemen bir nemlendiriciden yardım alın.

Cildinize karşı nazik olun; Aşırı derecede deterjan içermeyen kaliteli ürünler ile cildinizi çok sert ovalamaktan kaçınarak temizleyin ve mutlaka çok iyi durulayın ki kalabilecek artıklar cildinize ekstra bir kuruluk vermesin.

Koruma işin en önemli kısmıdır; Her mevsim cildinizin UVA ve UVB ışınlarından görebileceği zararlara karşı SPF Koruma etkili bir nemlendiriciden faydalanmanız cildinize çok iyi gelecektir.

Bu tavsiye özellikle erkeklere; Sürekli traş olan ciltteki yağlar yok olduğu için kuruluk ve yanma yaşanmaktadır. Bunu engellemek için traş olacağınız jiletin yeni ve keskin olmasına, nemlendirici etkili traş köpüğü yada traş kremi kullanmaya ve traştan sonra alkol içermeyen losyonları tercih etmeye özen göstermelisiniz.

En önemlisi NEMLENDİRİN; Banyo veya duştan çıktıktan sonra vücudunuz halen nemli iken tüm vücuda uygulanabilecek nemlendirici bir losyon kullanın. SPF içeren gündüz kremine ilave olarak besleyici bir gece kremi de cildinize çok şey katacaktır.

Bol bol sıvı almaya özen gösterin; Cildinizi dıştan nemlendirmek ne kadar önemli ise gün boyu düzenli sıvı alarak içten de cildinizin ve vücudunuzun nemli kalmasına destek olmak o kadar önemlidir. Gün içerisinde beslenme düzeninizde sıvı alımına dikkat etmelisiniz.


Herbalife Nutrition Bağımsız Üyesi Kocaeli 05366129009

Kocaeli, 1337 yılında Osmanlı Devleti tarafından Akça Koca komutanlığınca fethedilmiştir. İlk başlarda saygı ve hürmet ile Koca İli denmiştir, zaman ile bu Kocaeli diye dilimize yerleşmiştir.

Kocaeli topraklarının yaklaşık %74 ü platolardan, %19 u dağlardan, %7 kadarı da ovalardan oluşur. En önemli dağları Samanlı dağlarıdır ve genellikle ormanlar ile kaplıdır. Karadeniz iklimi ile Akdeniz iklimi arasında bir geçiş yaşar. Yazları sıcak ve az yağışlı, kışları ise ılık ve yağışlı geçmektedir.

Kocaeli sanayi bakımından İstanbul dan sonra en çok gelişmiş illerimizden biridir. İmalat sanayi çok gelişmiştir. Tarıma elverişli bir iklim ve toprağa sahip olmasına rağmen tarım alanları azdır. Ormancılık da oldukça önemli bir geçim kaynağıdır. Kocaeli bölgesinde en meşhur olan ürün ise Pişmaniye dir. Marmara denizi kıyıları boyunca uzanmış bir görüntü vermektedir.

Sanayinin bu kadar gelişiyor olması Kocaeli bölgesine yoğun ve hızlı bir yaşam tarzını getirmektedir. Tabi ki bu tarz bir yaşam beraberinde dengesiz beslenme ve kalitesiz bir yaşam şeklini tetiklemektedir. İnsanlar gün geçtikçe daha mutsuz yaşamak zorunda kalmaktadır.

Tüm bu olumsuzluklara rağmen bu bölge için sevindirici haberler de yok değil, tüm dünya da insanların yaşam kalitelerini yükseltmek için çalışan Herbalife Nutrition, şimdi de Herbalife Nutrition Bağımsız Üyesi Okşan Dinçel vasıtası ile bu bölgede hizmet etmeye başlamıştır. Lütfen randevu alınız.


Herbalife Nutrition Bağımsız Üyesi İzmit 05366129009

Marmara Denizi ve kuzeyinde orta yükseklikte tepelikler ile Güneydoğu’ sun da bulunan Samanlı dağları arasında uzanan güzel bir merkez ve Kocaeli İlinin merkez ilçesi İzmit.

İlçe nüfusunun yaklaşık üçte biri köylerde, üçte ikisi ilçe merkezinde yaşamaktadır. En önemli geçim kaynakları sanayi ve tarımdır. Marmara Bölgesinin, Istanbul ve Bursa dan sonra en kalabalık yerlerinden biridir. Başlıca sanayi dalları; gübre, otomotiv, plastik, cam, boru ve petro kimya dan oluşur. Sanayi geliştikçe tarım alanlarında ciddi bir azalma görülmüştür. Tarım ürünlerinin başlıcaları; buğday, yulaf, şeker pancarı, mısır, elma, ayva, şeftali, erik, kiraz olarak söylenebilir. İzmit’te küçük sanayi de oldukça gelişmiştir.

İzmit iklim olarak Akdeniz iklimi ile Karadeniz ikliminin geçiş yeri olarak değerlendirilebilir. Yazlar genelde sıcak ve az yağışlı, kışlar ise yağışlı ve soğuk geçer.

Yoğun ve hızlı yaşayan bir merkez olan İzmit, bunun getirisi olarak insanların yaşam ve beslenme kalitelerinin düştüğü, sanayiden dolayı ağır bir havaya sahip olan ve insanların bunun olumsuz etkilerinden şikayetçi olduğu bir durumdadır.

İşte tam da bu durumun iyileştirilmesine destek olmak için, Herbalife Nutrition Bağımsız Üyesi Okşan Dinçel, İzmit ve çevresinde kişilerin yaşam kalitelerinin yükseltilmesi, gıdalarının takviye edilmesi, kilo kontrolü yaparak form kazanmaları ve sporcularının da performansları ile ilgili desteklenmesi için çalışmalarına başlamıştır.


Egzersiz ve Spor Yaparken Beslenmenize Dikkat Etmelisiniz.

Spor ve egzersizi hangi amaç ile yapıyor olursanız olun(zayıflamak, kas kütlesini arttırmak, dayanıklılık), yeterli ve dengeli beslenme ile sıvı tüketimini iyi hale getiremezseniz, istediğiniz sonuç ve performansa ulaşmanız hayal olur.

Egzersiz Öncesinde Beslenme;

Açlığı önlemek, egzersiz sırasında enerji sağlamak ve sıvıyı takviye etmek için, egzersiz saatinden 1 – 3 saat önce öğün tüketilmeli, aç karnına egzersiz yapılmamalıdır.

Egzersiz Sırasında Beslenme;

Uzun sürmeyen bir egzersiz programınız var ise, egzersiz sırasında besin tüketmemelisiniz. Uzun süreli egzersiz yapanlar için kilogram başına 0.7 gram karbonhidrat tüketimi önerilmektedir. Sıvı tüketimini de dengelemek önemlidir.

Egzersiz Sonrasında Beslenme;

Egzersiz sırasında boşalan glikojen depolarını doldurmak için egzersiz bitiminde ilk 2 saat içerisinde karbonhidrat almak önemlidir. Karbonhidrat alımına hemen başlanmalı, sonra protein içeriği almak da çok önemlidir.

Sıvı Tüketimi;

Vücudun kas yapısına göre değişmekle birlikte, %55 – 75 civarında su bulunmaktadır. Fazla sıvı kaybı hem hayati önem taşır hem de performansı olumsuz etkiler. Bu sebepten dolayı egzersizin hiç bir bölümünde sıvı kısıtlaması yapılmamalıdır.


Sepet

Ürün kategorileri