• 0 536 612 90 09 // 0 535 352 21 58

Besin İçeriklerinden Yeterince Faydalanabiliyor musunuz?

Hepimiz bir şekilde besleniyoruz, ama yediklerimizin besin değerlerinin nasıl daha fazla arttırabileceğimizi biliyor muyuz?

En başta besin içerikleri yüksek ve kaliteli gıdaları seçmek besin öğelerini düzgün almanın yoludur. Bazen bu bile yeterli olmayabilir. Gıdaların seçilmesi, saklanması, hazırlanması ve birbiri ile kombinasyonları vücuda hazır hale gelmesinde yani biyoyararlanımında fark yaratabilir.

Örneğin; makro besinler daha kolay vücuda hazır gelirken, mikro besinlerin vücuda hazır hale gelmesi için bazı etkenler gerekebilir.

Gıdanızı nasıl seçtiğiniz, hazırladığınız, yediğiniz ve bazen ne ile birlikte yediğiniz bile gıdalardan alınan faydayı farklı kılabilir.

Gıdaları nasıl seçtiğiniz ve sakladığınız onların besin değerlerini etkileyebilir. Öncelikle dondurulmuş gıda yerine taze sebze ve meyve tercih etmelisiniz. Gıdaları nasıl sakladığınız da çok önemlidir. Örneğin; domates de ki likopen değeri oda sıcaklığında daha yükselirken, C vitamini içeren narenciye ve sebze, meyveler buzdolabında saklanırsa daha iyi olur.

Gıdaları hazırlanırken dikkat etmemiz gereken şeyler var. Bazı besin öğeleri bitki hücrelerine sıkıca bağlanır ve bunları açığa çıkarmak için bazen yiyecekleri küçük parçalara ayırmak gerekir, bazen yoğurt, turşu gibi fermente bir hale getirmek, bazen ekşi maya ile mayalamak, bazen fasulyeyi filizlenmiş olarak yemek gerekebilir.

Yiyeceklerimizin kombini de bazen biyoyararlanımı arttırmaya destek olabilir. Örneğin; Kalsiyum içeren gıda ile D vitamini içeren gıdaları birlikte tüketmek yada Demir içerikli gıdalar ile C vitamini içerikli gıdaları bir arada tüketmek gibi.

Bu inceliklere hassasiyet gösterdiğimiz de gıdaların içeriklerinden en üst seviyede faydalanabileceğimizin farkında olmalıyız.


Lifli Besinlerin Sağlıklı Beslenmedeki Önemi

Lif (posa), bitkisel kaynaklı besinlerde bulunur. Vücut lifleri diğer besin maddeleri gibi parçalayamaz ve bağırsaklar da emilmeyen lifler sindirim sisteminde ki görevlerini tamamladıktan sonra vücuttan atılırlar.

Lifler genel olarak 2 ye ayrılır.

Suda çözünebilir lifler; mide ve sindirim sistemi sıvıları ile karşılaşınca jel formuna dönüşerek içine bazı maddeleri hapsederler, bu da bağırsaklar da ki fazla yağ ve şekerin atılmasına fayda sağlar. Örneğin; Yulaf, Kuru fasulye, Kuru bezelye, Fıstık, Arpa, Portakal, Elma, Havuç, Keten Tohumu.

Suda çözünmeyen lifler; Yediklerimizin bağırsaklardan rahat geçişine, düzenli çalışmasına ve atıkların daha kolay atılmasına sebep olur. Örneğin; Koyu yapraklı sebzeler, Taze Fasulye, Tam Buğday Ürünleri, Çekirdek, Fıstık.

Her iki lif türü de bitkisel besinlerde bir arada veya ayrı ayrı bulunabilir. Sağlıklı beslenebilmek ve günlük yaklaşık 25 gramlık lif alım ihtiyacını karşılayabilmek adına düzenli bitkisel besinlerden tüketmeliyiz.

En zengin lif kaynakları olarak; Kuru Fasulye, Bezelye, Mercimek, Nohut, Barbunya, Elma, Armut, Şeftali, Ayva, incir, Kuru İncir, Marul, Kereviz, Karnabahar, Brokoli, Ispanak, Havuç, Patates.

Günlük alınması gereken lifi tam olarak alamayan kişiler de bir anda lif yüklemesi olursa gaz, şişkinlik gibi sıkıntılar oluşabilir. Bu nedenle lif alım miktarı yavaş yavaş arttırılmalıdır. Lif miktarını gün içine yayarak arttırırken, su içimini de çoğaltmamız gerekiyor.

Araştırmalar günlük düzenli lif alındığında, sindirim sistemi sağlığı, bağırsak hareketleri, kolesterol ve şeker seviyelerinin düzenlenmesinde, tokluk hissini uzatarak da kilo kontrolü ile ilgili büyük destek sağladığını göstermektedir.


Sepet

Ürün kategorileri