• 0 536 612 90 09 // 0 535 352 21 58

Lifli Besinlerin Sağlıklı Beslenmedeki Önemi

Lif (posa), bitkisel kaynaklı besinlerde bulunur. Vücut lifleri diğer besin maddeleri gibi parçalayamaz ve bağırsaklar da emilmeyen lifler sindirim sisteminde ki görevlerini tamamladıktan sonra vücuttan atılırlar.

Lifler genel olarak 2 ye ayrılır.

Suda çözünebilir lifler; mide ve sindirim sistemi sıvıları ile karşılaşınca jel formuna dönüşerek içine bazı maddeleri hapsederler, bu da bağırsaklar da ki fazla yağ ve şekerin atılmasına fayda sağlar. Örneğin; Yulaf, Kuru fasulye, Kuru bezelye, Fıstık, Arpa, Portakal, Elma, Havuç, Keten Tohumu.

Suda çözünmeyen lifler; Yediklerimizin bağırsaklardan rahat geçişine, düzenli çalışmasına ve atıkların daha kolay atılmasına sebep olur. Örneğin; Koyu yapraklı sebzeler, Taze Fasulye, Tam Buğday Ürünleri, Çekirdek, Fıstık.

Her iki lif türü de bitkisel besinlerde bir arada veya ayrı ayrı bulunabilir. Sağlıklı beslenebilmek ve günlük yaklaşık 25 gramlık lif alım ihtiyacını karşılayabilmek adına düzenli bitkisel besinlerden tüketmeliyiz.

En zengin lif kaynakları olarak; Kuru Fasulye, Bezelye, Mercimek, Nohut, Barbunya, Elma, Armut, Şeftali, Ayva, incir, Kuru İncir, Marul, Kereviz, Karnabahar, Brokoli, Ispanak, Havuç, Patates.

Günlük alınması gereken lifi tam olarak alamayan kişiler de bir anda lif yüklemesi olursa gaz, şişkinlik gibi sıkıntılar oluşabilir. Bu nedenle lif alım miktarı yavaş yavaş arttırılmalıdır. Lif miktarını gün içine yayarak arttırırken, su içimini de çoğaltmamız gerekiyor.

Araştırmalar günlük düzenli lif alındığında, sindirim sistemi sağlığı, bağırsak hareketleri, kolesterol ve şeker seviyelerinin düzenlenmesinde, tokluk hissini uzatarak da kilo kontrolü ile ilgili büyük destek sağladığını göstermektedir.


Beslenme İpuçları

Category : Beslenme , Genel

Sebze yemeklerini pişirirken C vitamini kaybını en aza indirmek için, sebzeleri büyük parçalar halinde kesmek, haşlama sularını dökmemek, düdüklü tencereleri tercih etmek ve taze olarak tüketmek gibi seçenekleri değerlendirmeniz de fayda var.

Bitkisel kaynaklardan alınacak Demir mineralinin vücut tarafından rahatça emilmesine en büyük yardımcı C vitaminidir. Örneğin; Demir açısından çok zengin olan Kuru Fasulye, C vitamini bakımından zengin olan Domates ile pişirilince şahane bir kombinasyon olur.

Lif, sindirim sistemimiz ve bağırsaklarımız için olmazsa olmaz bir maddedir. Her gün beslenme düzenimiz de yeteri kadar lif olmasına özen gösterin.

Hava ne kadar sıcak olursa olsun, sağlıklı ve dengeli beslenmek mümkün. Her gün zeytinyağlı ve salataları beslenme düzeninize katarak, 3 ana 3 ara öğün yaparak, asitsiz içecekleri seçerek, her gün en az 20 dakika yürüyerek hem iyi alışkanlıklar edinip, hem de ideal kilonuzu koruyabilirsiniz.


Sağlıklı Beslenme İçin Ölçülü, Çeşitli ve Dengeli Olmak Her Zaman Yeterli midir?

Genelde ölçülü, dengeli ve çeşitli olunduğunda sağlıklı beslenebileceğimiz düşünülürken, günümüzde bizi bu yoldan ayırabilecek bir çok şey karşımıza çıkıyor.

Kötü gıdanın olmadığı, kötü beslenmenin olduğu görüşünün altında yatan düşünceye göre, bir çok çeşit gıdadan en sağlıklı olanları, azar azar tüketirsek sağlıklı bir beslenme tarzı geliştirmiş oluruz. Genel anlamda doğru olan bu düşünce, herkes tarafından kabul görmek ile birlikte herkes bunu başaramayabilir. Bunun da çeşitli sebepleri olabilir.

Kötü bir beslenme şeklini kendimizi yoksunluk hissine düşürmeden nasıl düzeltebiliriz.

Yenebilir kaynakları tüketme dürtümüz, beslenme ihtiyacımız için doğanın bize sunduğu bir fırsattır. Sadece tüketilebilir bitki ve hayvanlardan seçimlerimizi yaparak beslenmemizi düzenleyebilseydik çok daha iyi durumda olabilirdik. Fakat zaman içinde çok fazla sağlıklı beslenmemize uygun olmayan seçenekler çıktı ve malesef seçenek ne kadar çok ise o kadar fazla yiyoruz. Evet gıdaların çok çeşitli olması sağlıklı beslenmemiz için iyi bir yol, ama biz bu seçeneklerin içinden uygun olanları seçebiliyorsak.

Denge dendiği zaman, acaba sağlıksız bir gıdayı daha sağlıklı bir gıda ile dengelemek mi akla gelmeli?

Gerçekten de gün içerisinde ki, beslenmenizi planladığınızda öğlen öğünün de tüketeceğiniz bir pizza ve patates kızartmasının kötü etkilerini, sabah ve akşam öğünlerini kalori ve yağ hesabını da yaparak daha dikkat ile seçerseniz hem kötü etkileri kontrol altında tutup hem de besin gereksinimlerimizi karşılayabiliriz.

Herkes bu şekilde besleniyormu?

Genellikle öğle öğünlerini kötü tercihler ile geçirenler, akşam öğünlerinde de bu tarz yiyeceklere yönelmektedirler.

Ölçülü olmak aslında çok fazla yemek yememek anlamına gelmez. Ölçülülük, yağlı gıdalar, tatlılar ve alkol gibi boş kaloriler içeren ekstra gıdalar için tanımlanmalıdır. Örneğin ölçülü olmak demek; bir paket kurabiye açıp içinden sadece bir tane kurabiye yemek ve gerisini bırakmaktır.

Bu durum da asıl konu, kötü gıdalar mı yoksa kötü beslenme midir?

Nispeten her ikisinin de doğru olduğu haller var. Kötü olduğunu düşündüğünüz gıdaları tüketip tüketmemek sizin elinizde olan bir durum ve bu gıdaları tabağınıza koyduğunuz da kötü beslenmiş olacaksınız. Yani, evet kötü gıdalar var ama kötü beslenme bir seçimden ibaret.

Yeme düzenimizi iyi ve sık yemek yemeğe adapte etmeliyiz. Çeşitlilik dediğimiz de alabildiğimiz sağlıklı gıdaları tercih etmek olmalıdır. Denge ise vücudumuzun ihtiyacı olan proteinler, karbonhidrat, vitamin, mineral ve sağlıklı yağların alımının dengeli olması gerektiği anlaşılmalıdır. En zoru ise ölçülü olmak, bu kadar aklımızı çelecek alternatif varken.

Aslında her şey bizim ile bizim tercihlerimiz ile alakalı.


Kahvaltı Yapmak, Güzel Bir Gün İçin Yapılan En İyi Plan.

Kahvaltı, günlük yememiz gereken öğünler içinde sabah yediğimiz, diğer öğünlere göre daha hafif gıdaları aynı zaman da hafif ama besleyici gıdaları tercih ettiğimiz ilk öğündür. Ülkemizin bir çok bölgesinde kahvaltıdan sonra kahve içme geleneği olduğu için bu ifadenin kahve altı sözünden türemiş olduğu söylenmektedir. Günümüzün üçte birini uykuda geçiriyoruz, bu süreçte çalışmaya devam eden vücudumuz yaklaşık 8 saat boyunca bir gıda almadığı için bir çok besini vücudun depolarından kullanmak zorunda kalıyor. Sabah uyandığımızda da besin depolarımız boşalmış, hücrelerimiz aç bir durumda oluyor.

Dengeli, sağlıklı ve besleyici bir kahvaltı ile bu açlığa bir son verebiliriz. Dengeli bir kahvaltı da protein, karbonhidrat, vitamin, mineral, lif gibi ihtiyacımız olan besin maddelerini belirli oranlar da almalıyız. Bu bizim tüm gün yaşayacağımız zindelik ve enerjinin dozunu belirleyecektir.

Herbalife Nutrition, gün içinde ki, yaşam kalitemiz ile yakından ilgili olan kahvaltı öğünü ile ilgili yaptığı çalışmalardan sonra ortaya koyduğu konsept ile vücudumuza fayda sağlayacak dengeli kahvaltıyı Herbalife Formül 1 Besleyici Shake karışım (öğün yerine geçen, protein, karbonhidrat, lif, vitamin ve mineralleri tedarik eden karışım), Herbal Bitkisel Konsantre Çay (antioksidan ve bitkisellerin karışımı çay), Herbal Aloe Konsantre İçecek (narenciye aroması ile hem ferahlık, hem sindirime destek), ile insanların hizmetine sunmuştur.

Aynı zaman da kahvaltının kilo yönetimi ile çok yakından ilgisi vardır.

Kilo yönetiminin anahtarlarından bir tanesi kahvaltıdır.

Ürünlerin temin edilmesi ve kullanımı için lütfen bize ulaşınız.


VİTAMİNLER

Vitaminler doğal besin kaynakların da bulunurlar. Hücre yenilenmesi ve vücudun enerji üretmesine destek olabilmek için, günlük olarak ihtiyaç duyulan, düzenleyici direnç arttırmaya yarayan maddelerdir.

Vücutta bir çok etkinliğin başlaması ve sürdürülmesinde çok önemli bir rol oynarlar. 2 çeşide ayrılırlar. Suda çözünen vitaminler, gerektiği kadarı tüketildikten sonra boşaltım yolu ile vücuttan atılırlar. Depolanmadığı için daha düzenli ve daha sık alınmalıdırlar. Yağda çözünen vitaminler, vücutta kolayca depolanabilmektedir. Her ne kadar doğal yollardan alınsa bile yeterli olmadığı zamanlar da, takviye edici gıdalar eksikleri gidermede bize yardım edebilirler.

A VİTAMİNİ

A vitamini yağda çözünen ve bir çok gıda da bulunan bir vitamindir. Bağışıklık sistemi, görme ve üreme için büyük önem arz eder. Kalp, akciğer ve böbreklerin iyi çalışmasına destek olur. 2 çeşit A vitamini vardır. Birincisi, et, balık ve kümes hayvanlarından elde edilen gıdalar da önceden şekillenmiş (preformed) A vitamini bulunur. İkincisi ise, bitkisel gıdalar da (sebzeler, meyveler), olan A vitaminidir. Eksikliği özellikle çocuklar ve hamileler de göz ile ilgili sıkıntılara, enfeksiyon, iltihaplanma, tat ve doku kaybına, deri hassasiyetlerine neden olabilir. A vitamini zengin besinler; süt, yumurta, karaciğer, yeşil sebzeler, baklagiller, ceviz ve havuç.

B1 VİTAMİNİ ( TİAMİN )

Yediklerimizin enerjiye dönüşmesine yardımcı olan, B1 vitamini suda çözünür. Kalp ve sinir sisteminin enerji ihtiyacını karşılamada ve hücrelerin gelişimi, büyümesinde önemli bir rol oynar. Eksikliğinde, nörolojik hastalıklar, kalp rahatsızlıkları, iştahsızlık ve anksiete belirtileri görülebilir. Zengin bulunduğu gıdalar; Tam tahıllar ile takviye edilmiş ekmekler, pirinç, et ve balık.

B2 VİTAMİNİ ( RİBOFLAVİN )

Antioksidan bir etkiye sahip olan B2 vitamini, yenen gıdaların enerjiye dönüşümüne, şeker seviyesinin dengelenmesine ve serbest radikallerin zararlarının azaltılmasına yardımcı olur. Eksikliği; mide ve sindirim ile ilgili sorunlara, çocuklar da gelişim geriliğine, cilt ve görme problemlerine sebep olabilir. Süt, süt ürünleri, yumurta ve baklagillerde bulunur.

B3 VİTAMİNİ ( NİASİN )

Suda çözünen bir vitamin olan B3 vitamini, yediklerimizin enerjiye döndürülmesinin yanı sıra, kan dolaşımını arttırmak, kolesterol seviyesini düzenlemek gibi görevleri vardır. Alzeimer hastalığına karşı destek olur. Büyüme ve hormonların sentezi için gereklidir. Eksikliğinde; Pellegra hastalığı oluşabilir. İştahsızlık, uykusuzluk, baş ağrısı, sinirlilik halleri oluşabilir. B3 içeren ürünler; sığır eti, brokoli, karnabahar, havuç, peynir, mısır unu, yumurta, balık, süt, patates ve domates.

B5 VİTAMİNİ ( PANTOTENİK ASİT )

Koenzim A’nın bileşenidir. Yediklerimizin enerjiye dönüşmesine, kırmızı kan hücrelerinin üretimine ve dokuların tamirine destek sağlar, Antistres vitamin olarak da adlandırılır. Eksikliği çok fazla gözlenlenmez, hayvanlar da eksikliğin de büyüme sıkıntıları oluşabilir. Dana eti, balık, yumurta, tavuk, fasulye, brokoli, tahıllar, karnıbahar, avokado gibi gıdalar da bulunur.

B6 VİTAMİNİ ( PİRİDOKSİN )

Vücut yüzden fazla kimyasal tepkime de B6 vitaminine ihtiyaç duyar. Sinir sistemine katkı sağlar. Eksikliğin de, saç dökülmeleri, halsizlik ve dudak yaraları görülebilir. Balık ve sakatatlar B6 vitamini açısından zengindir. Karbonhidrat içerikli ve turunçgiller dışındaki meyvelerde de B6 vitamini vardır.

B7 VİTAMİNİ ( BİOTİN )

Yediklerimizin enerjiye dönüşmesine yardım eder. Cilt, saç, göz, tırnak, karaciğer ve sinir sistemi için faydalıdır. Hamilelikte embriyonun sağlıklı büyümesi için destek olarak alınmalıdır. Eksikliğin de, saç, tırnak, cilt, depresyon, yorgunluk, yüksek kolesterol ve kalp sağlığı sorunlarına yol açabilir. Kaynakları; Yumurta sarısı, sakatatlar, balık.

B12 VİTAMİNİ ( KOBALAMİN )

Beyin, sinir sistemi ve kan hücrelerinin sağlığı, hücre yaşlanmasının önlenmesi ve DNA oluşumuna yardımcı olmak için gerekli bir vitamindir. Eksikliğin de, kan hücrelerinin üretimi yavaşlar ve kalitesi düşer. Yorgunluk, halsizlik ve sinir sisteminde ciddi rahatsızlıklar görülebilir. Süt, et, yumurta, ciğer ve midye önemli kaynaklardır.

C VİTAMİNİ

Suda çözünen bir vitamin çeşididir. Antioksidan etkisi sayesinde hücrelerin korunması ve kolajen üretimi için gerekli bir vitamindir. Eksikliğin de, skorbüt hastalığı, deri de rahatsızlıklar ve osteoporoz ortaya çıkabilir. Turuçgiller en önemli C vitamini kaynağıdır.

D VİTAMİNİ

Yağ da çözünen, kasların hareketine yardımcı olan ve kemiklerin güçlenmesine yardımcı olan bir vitamindir. Kalsiyumun kemiklere rahatça geçmesine, sinir iletimlerinin rahat olmasına yardımcı olur. Eksikliğin de, kemik, diş, tırnak, karaciğer ve kas hastalıları görülebilir. Güneş temel D vitamini kaynağıdır. Somon ve ton balığı, yumurta sarısı, peynir gibi bazı gıdalar da D vitamini içermektedir.

E VİTAMİNİ

E vitamini yağda çözünür ve bir çok gıdanın içinde bulunur. Hücrenin korunması, bağışıklık sisteminin korunması için gereklidir. Eksikliğin de, çabuk hastalanma, uzun hastalık süreleri ve denge problemleri yaşanabilir. En iyi E vitamini kaynağı bitkisel yağlardır. Yeşil sebzeler de E vitamini içermektedir.

K VİTAMİNİ

Yağ da çözünür, kanın pıhtılaşmasına, kemiklerin sağlığına ve kalp hastalıklarının engellenmesine destek sağlar. Eksikliğin de, safra kesesi, böbrek, karaciğer hastalıkları görülebilir. Deride morarma, diş eti kanamaları, kemik ağrısı ve güçsüzlük de ortaya çıkabilir. Bitkisel yağlarda, yeşil yapraklı sebzelerde, et yumurta ve peynir de K vitamini bulunur.

FOLİK ASİT

Vücut kan yapımı, hücre oluşumu ve kas oluşumu için ihtiyaç duyar. Özellikle hamilelik öncesi ve sonrasında bu ihtiyaç artabilir. Anne karnında ki bebeklerin sinir sisteminin oluşumunda da önemli bir rol oynar. Eksikliğin de, kansızlık (anemi), ağız ve sindirim sisteminde yaralar, saç rahatsızlıkları görülebilir. Baklagiller, sakatat, yumurta, süt ve yoğurt folik asit içerir.

Bahsettiğimiz vitaminleri bir çok gıda dan alabildiğimiz gibi Takviye Edici gıdalar olarak hazırlanmış formlarından da temin edebiliriz. Herbalife Nutrition, bu konuda yaptığı araştırma ve geliştirmelerden sonra Kadınlar ve Erkekler için ayrı ayrı dizayn edilmiş vitamin, mineral kompleks tabletler üretmiştir.


Beslenme ve Beslenmenin Temel Yapıtaşları

Beslenme; sağlığımızı korumak, geliştirmek ve kaliteli bir yaşama kavuşabilmek amacı ile vücudumuzun ihtiyacı olan besin ögelerini, uygun zamanlar da ve yeterli miktarlar da, almak için bilinçli ve planlı yapmamız gereken bir davranıştır.

Beslenme açlık duygusunu bastırmak için ya da canının her çektiği şeyi yemek içmek değildir.

İnsan yaşamının devamı için 50 civarı besine ihtiyaç duyar. Bu besinlerden herhangi biri alınmadığın da ya da, eksik kaldığında Yetersiz Beslenme meydana gelir. Besinlerden biri veya birkaçının eksik ya da fazla alınmasından dolayı vücut yağ depolamaya başladığında da Dengesiz Beslenme oluşmaya başlar.

Beslenmenin Temel Yapı Taşları;

1- MAKRO BESİNLER

1- A) Protein; Vücudun temel besin kaynağı ve yapı taşıdır. Kas kütlesinin korunmasında ve doku onarımında görev alır. Protein kaynakları; Kırmızı Et (hayvansal gıdalar da en fazla protein içeren besindir), Beyaz Et, Baklagiller, Süt, Yumurta, Yoğurt, Kabak Çekirdeği, Peynir, Badem, Balık, Muz, Havuç, Kepek Ekmeği, Bezelye, Patates, Kuru İncir, Çiğ Avokado.

1-B) Karbonhidrat; Zihinsel ve fiziksel aktivite için vücudumuzun ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlar.

Kompleks (İyi) Karbonhidratlar; Kan şekerini dengesini zorlamayan, vitamin ve mineral içeren, lif içeriği olup daha geç sürede kana karışan karbonhidratlardır. Örneğin; Yulaf, Patates, Tam Tahıllar, Baklagiller, Nişastalı Sebzeler, Balkabağı, Nohut, Börülce, Tam Tahıllı Ekmek, Kinoa, Esmer Pirinç, Mercimek, Bezelye, Ananas, Çilek, Karpuz, Mandalina, Şeftali, Hindistan Cevizi, Badem, Yer Fıstığı, Ceviz, Kuşkonmaz, Armut, Mantar, Patlıcan.

Basit (Kötü) Karbonhidratlar; Lif, protein, vitamin ve mineral içermeyen, kan şekerini aniden yükselten ve aynı zaman da, yüksek kalori veren karbonhidratlardır. Örneğin; Beyaz Şeker, Şekerli İçecekler, Meyve Suyu, Şekerli mısır Gevrekleri, Rafine Edilmiş Gıdalar, Gazlı İçecekler, Beyaz pirinç.

2- MİKRO BESİNLER

Vitamin ve Mineraller; Sağlığın korunmasında, hücre fonksiyonlarında ve bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasında gerekli olup, dışarıdan alınması gerekiyor. Basit karbonhidratlar haricinde, yediğimiz tüm besinler ile vitamin ve mineralleri almaktayız. Eğer beslenme düzenimiz dengeli değil ise gıda takviyelerinden faydalanabilirsiniz.

3- SAĞLIKLI YAĞLAR

Vücuda enerji sağlamada, bağışıklık sistemini destekleme de, kalp, beyin, eklem sağlığını koruma da, aynı zamanda hücre zarına katkıda bulunması ile vücut için çok önemlidir. Bileşimin de ki, yağ asitlerine göre gruplara ayrılır.

3-A) Tekli Doymamış Yağlar; Kolza yağı, Zeytin ve Zeytinyağı, Susam Tohumu, Susam Yağı, Avokado, Badem, Yer Fıstığı, Fındık ve Fındık yağı.

3-B) Çoklu Doymamış Yağlar; Yağlı Balıklar (Somon, Uskumru, Hamsi, Alabalık), Omega 3, Kanola Yağı, Ceviz, Soya Fasulyesi, Soya Yağı, Keten Tohumu.

3-C) Doymuş Yağlar; Kırmızı Etler (Sığır, Kuzu), Süt ve Süt Ürünleri, Hindistan Cevizi Yağı, İç Yağı.

3-D) Trans Yağlar; Margarin, Kızarmış Patates yada kekler de bulunan işlenmiş, kızarmış, oksitlenmiş ve hidrojene yağlar.

4- LİFLER

Lifli beslenme sindirim sistemine sağlıklı kan kolesterolu seviyelerini korumaya ve kan şekeri seviyesini aynı zamanda da açlık düzeyini kontrol etmeye yardım eder. Günde ortalama 25 – 30 gram lif almalıyız.

4-A) Suda Çözülemeyen Lifler; Yediklerimizin bağırsaklardan rahat geçişine, düzenli çalışmasına ve atıkların atılmasına yardımcı olur. Örneğin; Koyu Yapraklı Sebzeler, Taze Fasulye, Tam Buğday ürünleri, Çekirdek, Fıstık.

4-B) Suda Çözülebilen Lifler; Midenin boşalma süresini uzatarak, şekerin daha yavaş serbest bırakılıp özümsenmesini sağlar. Tokluk hissinin uzamasını sağlar. Örneğin; Yulaf, Kuru Fasulye, Kuru Bezelye, Fıstık, Arpa, Portakal, Elma, Havuç, Keten Tohumu.

5- FİTO BESİNLER (Bitkisel Besinler)

Fito besinler yaşamı sürdürmek için ihtiyaç duyulmayan ancak hastalıklara karşı koruyucu etki gösteren besinlerdir. Fito besinlerin bize en önemli verdiği şey Antioksidanlardır. Çiğ sebze ve meyveler, baklagiller güçlü antioksidan kaynaklarıdır.

6- SIVI ALIMI

Normal zihinsel ve fiziksel işlevlerin yerine getirilmesinde, vücut sıcaklığı koruma da, sindirim de, vücutta ki atık maddelerin atılmasında destek olur. Vücudun her 25-30 kilogramına 1 litre civarı su içimi iyidir.

Beslenmenin Destekleri

DİNLENME

Gece saatlerinde ve kaliteli bir uyku, yaşam kalitenize en büyük desteklerden birini verecektir.

EGZERSİZ

Egzersiz sayesinde, formunuz, kaslarınız, beyin fonksiyonlarınız, iskelet sisteminiz, kilo yönetiminiz, ruh haliniz ve yaşam kaliteniz güçlenir.


Sepet

Ürün kategorileri