• 0 536 612 90 09 // 0 535 352 21 58

Spor Öncesinde, Sırasında ve Sonrasında Beslenme.

Beslenme hakkında bilgisi olan sporcular performanslarını istedikleri düzeye çıkarabilir. Çünkü sporcu performansı ile ilgili etkenlerin en önemli olanlarından bir tanesi beslenmedir. Aslında sporcu beslenmesini sadece sporcuların bilmesi yetmez, ailesi, çevresi ve spor ile ilgili tüm birimlerin sporcu beslenmesi hakkında bilgisi olması gerekir.

Bu yazıda sporcu beslenmesin de değineceğimiz konu, spordan önce, spor sırasında ve spor sonrasında beslenme nasıl olmalıdır.

Her ne kadar, sporcunun yaşına, kilosuna, cinsiyetine, yaptığı aktivite’ nin süresine ve ağırlığına göre yemek miktarları değişse de, genel anlamda tarz olarak alınması gereken besin grupları aynı kalmaktadır.

Spor Öncesi Beslenme; Spordan 2-4 saat önce yemeğin yenmiş olması hem sporcunun aktiviteye aç olarak girmemesine hem de enerji depolarını doldurması açısından çok önemlidir. Eğer bu yemek süresi 1 saate kadar düştü ise o zaman mideyi yormayacak besinlerden küçük porsiyonlar tüketilmelidir. 2-4 saat önce tüketilen gıdalar ile yaklaşık 200-300 gr karbonhidrat alınması uygundur. Tüketilecek besinleri seçerken, yeterli sıvı içermesine, az yağ ve düşük posa ihtiva eden, orta karar da protein, kompleks karbonhidrat içerikleri yüksek gıdalar tercih edilmelidir. Sindirimi kolay, gaz yapmayacak gıdalar tercih edilirken, bilinmeyen gıdaların yenmemesinde fayda vardır.

Spor Sırasında Beslenme; Sporcuların aktivite sırasında yaklaşık saatte 30-60 gram karbonhidrat alması performansları üzerinde olumlu etki yapmaktadır. Bu yüzden aktiviteye başlandığı andan itibaren sıvı ve karbonhidrat desteği alabilmek için sporcuların, karbonhidrat, elektrolitler içeren suda çözünmüş sporcu içeceklerinden kullanmalarında yarar vardır.

Spor Sonrasında Beslenme; Sporcular aktivite süresince kaslar da depolanan glikojeni kullanırlar. Bu da yaklaşık 1,5-2 saat süren bir etkinlikte biter, boşalan glikojen depolarını doldurmanın en güzel yolu, aktivitenin hemen bitiminden başlayarak yüksek karbonhidratlı gıdaların tüketilmesidir. Egzersiz bitiminden sonra yeteri kadar karbonhidratın tüketilmesi vücudun toparlanması (rejenerasyon) için yüksek önem ihtiva eder.

Ergojenik Yardım; Sporcuların daha yüksek performans göstermek için başvurdukları ergojenik destekler (sporcu ürünleri, vitaminler, kreatin, ginseng ve benzerleri), kişinin cinsiyetine, yaşına, sporun dalına, amatörce veya profesyonelce yapıldığına göre düzenlenmelidir. Ayrıca kişinin sağlık durumu hakkında bilgi sahibi olunmalı ve kesinlikle bilinen, kabul görmüş, doping madde testinden geçmiş kaliteli, güvenli ürünler tercih edilmelidir. Bu tarz ürünleri kullanırken mutlaka bir uzmandan destek alınmalıdır.


Beynimizin Çalışmasında Beslenmenin Etkileri.

Beynimiz nöronlardan oluşur ve bu nöronlar, amino asitler sayesinde meydana gelen kimyasal sinyal maddeleri ile haberleşirler. Bu sebeptendir ki, sağlıklı beslenme kişinin ruhsal durumunu, zihinsel aktifliğini, uzun vade de yaşlanmayı etkilemektedir.

Beslenme gün boyunca zihinsel fonksiyonlarımızı etkiler. Örneğin; kafein aldığımızda bir takım olumlu değişiklikler olur ve beyin performansımız artarken, öğün atlamak, dengesiz beslenmek de beyin performansımızı olumsuz etkiler.

Karın çevresinde fazlaca biriken yağlar inflamasyon denilen bir durum oluşturur ve bu da beyin hücrelerine zarar verebilir. Beyin B12 gibi vitaminlere ihtiyaç duyar. %70 i yağlardan oluşan beynimiz Omega 3 yağ asitleri ile performansını arttırır. Ayrıca C ve E vitamini içeren antioksidanların hafızamız üzerinde olumlu etkilerinin olduğu bilinmektedir.

Bunların yanı sıra yapılacak düzenli aktivite beynimize düzenli bir kan akışı sağlayacağından zihinsel fonksiyonlara destek olacaktır.

Sonuç olarak, sağlıklı, dengeli beslenme, düzenli egzersiz iyi bir zihinsel performans ve kaliteli bir yaşamın en önemli parçasıdır.


Tok Olduğumuz Halde, Neden Aç Hissederiz.

Hangi sebeplerin bize tok olduğumuz halde aç hissettirdiğini biliyor musunuz?

Genellikle ruhsal olarak kendimizi iyi hissetmediğimiz de, çoğu zaman ne bulursak yeme gibi bir aktivite de bulunuruz. Bu süreçte sağlıksız atıştırmalıklar revaçta oluyor. Ama bu çekilen bunalımlara çare değil sadece pişmanlık ve fazla kalori kazandırıyor. Bu durumlar da ılık bir duş, kısa bir yürüyüş çok daha iyi gelecektir.

İyi bir şeyler başardığımızı düşündüğümüz zamanlarda da, kendimizi ödüllendirmek için ilk düşüncemiz tok da olsak bir şeyler yemek olur. Aslında film seyredebilir, alışverişe çıkabilir, arkadaşlarınızla buluşabilirsiniz.

Lütfen kimsenin hatırı için bir şeyler yemek zorunda olduğunuzu düşünmeyin. Bu kişi anneniz, komşu teyze yada misafirlikte iseniz ev sahibi olabilir. Karnınız tok ise, “teşekkür ederim çok güzel görünüyor yemekler ama hiç aç değilim” demeyi öğrenmeliyiz.

Kalabalık sofralar gereğinden fazla yemenize sebep olabilir. Sosyalleşmek iyidir, fakat böyle bir durumda bol bol su içtiğinizden ve salata, meyve tarzı yiyecekleri tercih ettiğinizden emin olun.


Günlük Beslenme Düzeninde Ara Öğünlerin Önemi

Günlük yeme düzenimizde 3-4 saat aralıklar ile beslenmemiz çok önemli bir durumdur. Azar azar ve sık sık yemek sağlıklı ve dengeli beslenmenin önemli unsurlarındandır. Ara öğünleri beslenme düzenimize koyarak, ana öğünlere çok acıkmadan gitmeyi, porsiyon kontrolünü ve gün içerisinde ki kaçamakları engellemiş olursunuz.

Ana öğünler de olduğu gibi ara öğünlerde de karbonhidrat, protein, yağ ve vitamin açısından besinler içeren ara öğünleri tercih etmeliyiz. Çünkü sadece karbonhidrat yada sadece protein içeren ara öğünler bizi daha çok acıktırabilirler.

Sağlıklı Ara Öğün Tavsiyeleri;

Diyet deyince akla ilk gelen ara öğün meyve oluyor. Uygun porsiyonlar da mevsim meyveleri ara öğün olarak tüketilebilir. İkindi vaktine denk gelen ara öğünlerde tercih etmekte fayda vardır.

Ceviz, Badem, Fındık ve Kaju Fıstığı da yağlı kuru yemişlerdir. Enerji içerikleri yüksek olan bu kuru yemişler porsiyon ölçülerine dikkat edilerek, çiğ olarak tüketilmelidir. (Fındık, badem, kaju 10-12 Adet, Ceviz ise 2-3 adet)

Süt, yoğurt, ayran, kefir, cacık gibi süt ürünleri de dengeli bir ara öğün olarak tüketilebilir.

Karma Ara Öğün Tavsiyeleri;

  • Tam Buğday Ekmeği ve Peynir
  • Kepekli Grissiniler ve Ayran
  • Kepekli yada Tam Buğdaylı Galetalar ve Peynir
  • Meyveli Yoğurt
  • Meyve ve Yağlı Kuru Yemişler
  • Kuru Meyveler ve Kuru yemişler

Düzenli ve dengeli ana ve ara öğünler, sağlıklı ve dengeli beslenmenin anahtarıdır.


Lifli Besinlerin Sağlıklı Beslenmedeki Önemi

Lif (posa), bitkisel kaynaklı besinlerde bulunur. Vücut lifleri diğer besin maddeleri gibi parçalayamaz ve bağırsaklar da emilmeyen lifler sindirim sisteminde ki görevlerini tamamladıktan sonra vücuttan atılırlar.

Lifler genel olarak 2 ye ayrılır.

Suda çözünebilir lifler; mide ve sindirim sistemi sıvıları ile karşılaşınca jel formuna dönüşerek içine bazı maddeleri hapsederler, bu da bağırsaklar da ki fazla yağ ve şekerin atılmasına fayda sağlar. Örneğin; Yulaf, Kuru fasulye, Kuru bezelye, Fıstık, Arpa, Portakal, Elma, Havuç, Keten Tohumu.

Suda çözünmeyen lifler; Yediklerimizin bağırsaklardan rahat geçişine, düzenli çalışmasına ve atıkların daha kolay atılmasına sebep olur. Örneğin; Koyu yapraklı sebzeler, Taze Fasulye, Tam Buğday Ürünleri, Çekirdek, Fıstık.

Her iki lif türü de bitkisel besinlerde bir arada veya ayrı ayrı bulunabilir. Sağlıklı beslenebilmek ve günlük yaklaşık 25 gramlık lif alım ihtiyacını karşılayabilmek adına düzenli bitkisel besinlerden tüketmeliyiz.

En zengin lif kaynakları olarak; Kuru Fasulye, Bezelye, Mercimek, Nohut, Barbunya, Elma, Armut, Şeftali, Ayva, incir, Kuru İncir, Marul, Kereviz, Karnabahar, Brokoli, Ispanak, Havuç, Patates.

Günlük alınması gereken lifi tam olarak alamayan kişiler de bir anda lif yüklemesi olursa gaz, şişkinlik gibi sıkıntılar oluşabilir. Bu nedenle lif alım miktarı yavaş yavaş arttırılmalıdır. Lif miktarını gün içine yayarak arttırırken, su içimini de çoğaltmamız gerekiyor.

Araştırmalar günlük düzenli lif alındığında, sindirim sistemi sağlığı, bağırsak hareketleri, kolesterol ve şeker seviyelerinin düzenlenmesinde, tokluk hissini uzatarak da kilo kontrolü ile ilgili büyük destek sağladığını göstermektedir.


Beslenme İpuçları İle Yediklerinizden Daha Fazla Faydalanın.

Category : Beslenme , Genel

Yaş ve meslek gözetmeyen strese engel olamasak da kontrol altına almamız olasıdır. Yeşil yapraklı sebzeleri daha çok tüketmeyi ve yeşil çay içerikli, bitkisel çayları içmeyi alışkanlık haline getirin, strese karşı galip gelin.

Kışın artan abur cubur tüketimine engel olabilmek için, yemek saatlerinizi planlayın ve bu saatlere sadık kalın. Yemek düzeninizi sağlıklı ve dengeli menüler ile birleştirdiğinizde ideal kilonuza ulaşmak çok daha kolay olacaktır.

Mevsim geçişlerinde vücut daha fazla vitamin ve minerale ihtiyaç duyar. Bu dönemde gerekli vitamini minerali doğal sebze meyvelerden ve gıda destek ürünlerinden almaya özen gösterin. A, C, E vitaminleri ve Selenyum, Çinko, Magnezyum mineralleri ile bağışıklık sisteminizi destekleyin.

Beslenme alışkanlıklarımız mevsimlere göre değişiklik gösterebilir. Sonbahar mevsimin de sıcaklık azalınca su içme isteği azalsa da su içmeli ve bağışıklık sisteminizi destekleyici şekilde beslenmelisiniz.

Doğru zamanda ve doğru miktarda içtiğimiz suyun, zayıflama sürecindeki en büyük destekçimiz olduğunu biliyor musunuz? Suyu sabah uyanınca yemekten 10-15 dakika önce ve 1,5- 2 saat sonrası için, hem formunuzu hem de metabolizmanızı koruyun.

Sebze yemeklerini pişirirken C vitamini kaybını en aza indirmek için, sebzeleri büyük parçalar halinde kesmek, haşlama sularını dökmemek, düdüklü tencereleri tercih etmek ve taze olarak tüketmek gibi seçenekleri değerlendirmeniz de fayda var.

Bitkisel kaynaklardan alınacak Demir mineralinin vücut tarafından rahatça emilmesine en büyük yardımcı C vitaminidir. Örneğin; Demir açısından çok zengin olan Kuru Fasulye, C vitamini bakımından zengin olan Domates ile pişirilince şahane bir kombinasyon olur.

Lif, sindirim sistemimiz ve bağırsaklarımız için olmazsa olmaz bir maddedir. Her gün beslenme düzenimiz de yeteri kadar lif olmasına özen gösterin.

Hava ne kadar sıcak olursa olsun, sağlıklı ve dengeli beslenmek mümkün. Her gün zeytinyağlı ve salataları beslenme düzeninize katarak, 3 ana 3 ara öğün yaparak, asitsiz içecekleri seçerek, her gün en az 20 dakika yürüyerek hem iyi alışkanlıklar edinip, hem de ideal kilonuzu koruyabilirsiniz.

Güne kahvaltı ile başlamak çok önemlidir. Uyandıktan sonra en kısa sürede kahvaltı yapmak, metabolizmanın çalışmaya başlamasını sağlar. Günün daha enerjik ve aktif geçmesine destek verir.

Stresli ve yoğun geçen bir günün ardından tercih edeceğiniz kırmızı et, içeriğindeki B vitaminleri, çinko ve demir sayesinde stresinizi atmanıza yardımcı olacaktır.

Uykunuz kalitesiz ve yetersiz ise, hem enerjinizi düzgün kullanamazsınız, hem de kilo veriminize destek olabilecek hormonlarınız iyi salgılanamayabilir. Bunun için düzenli ve kaliteli uyuyun.

Yediklerimizin içindeki bulunan faydalar besinden besine değişmektedir. Bunu telafi edebilmek için çeşitli beslenmeye özen göstermeliyiz.

Kötü beslenme uyku kalitenizin bozulmasına sebep olabilir. Sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanarak uyku kalitenizi arttırabilirsiniz.

Dondurma, şekerli içecekler ve kalorisi yüksek abur cuburlar yerine, fındık, badem, ceviz ve kuru meyve gibi atıştırmalıkları tercih etmelisiniz.

Eğer akşam öğününüzü erken saatte ve hafif yediyseniz, ilerleyen saatlerde kaslarınızı da rahatlatacak Kalsiyum içerikli hafif atıştırmalar yapabilirsiniz.

Light olarak tükettiğiniz ürünlerin miktarını fazla kaçırmamaya dikkat edin. Light ürünlerin de kalorisi olduğunu asla unutmayın.

Kışın vücut daha az su kaybettiği için daha az susama hissi yaşanır, ama bu suya ihtiyacımız olmadığını göstermez. Yeterince su tükettiğinizden emin olmalısınız.

Akşam spor yapıyor olmanız sizin akşam yemeğini çok geç saate kalmadan yemiş olmanız demektir. Dikkat etmeniz gereken en önemli şey spor yapmadan 1,5 – 2 saat öncesinde akşam yemeğini hafif yemenizdir.

Çok hızlı kilo verirken, çatlak ve sarkma riski her zaman vardır. Çatlaklardan ve sarkmalardan korunmak için mutlaka hayatınıza sporu sokun.


Sağlıklı Beslenme İçin Ölçülü, Çeşitli ve Dengeli Olmak Her Zaman Yeterli midir?

Genelde ölçülü, dengeli ve çeşitli olunduğunda sağlıklı beslenebileceğimiz düşünülürken, günümüzde bizi bu yoldan ayırabilecek bir çok şey karşımıza çıkıyor.

Kötü gıdanın olmadığı, kötü beslenmenin olduğu görüşünün altında yatan düşünceye göre, bir çok çeşit gıdadan en sağlıklı olanları, azar azar tüketirsek sağlıklı bir beslenme tarzı geliştirmiş oluruz. Genel anlamda doğru olan bu düşünce, herkes tarafından kabul görmek ile birlikte herkes bunu başaramayabilir. Bunun da çeşitli sebepleri olabilir.

Kötü bir beslenme şeklini kendimizi yoksunluk hissine düşürmeden nasıl düzeltebiliriz.

Yenebilir kaynakları tüketme dürtümüz, beslenme ihtiyacımız için doğanın bize sunduğu bir fırsattır. Sadece tüketilebilir bitki ve hayvanlardan seçimlerimizi yaparak beslenmemizi düzenleyebilseydik çok daha iyi durumda olabilirdik. Fakat zaman içinde çok fazla sağlıklı beslenmemize uygun olmayan seçenekler çıktı ve malesef seçenek ne kadar çok ise o kadar fazla yiyoruz. Evet gıdaların çok çeşitli olması sağlıklı beslenmemiz için iyi bir yol, ama biz bu seçeneklerin içinden uygun olanları seçebiliyorsak.

Denge dendiği zaman, acaba sağlıksız bir gıdayı daha sağlıklı bir gıda ile dengelemek mi akla gelmeli?

Gerçekten de gün içerisinde ki, beslenmenizi planladığınızda öğlen öğünün de tüketeceğiniz bir pizza ve patates kızartmasının kötü etkilerini, sabah ve akşam öğünlerini kalori ve yağ hesabını da yaparak daha dikkat ile seçerseniz hem kötü etkileri kontrol altında tutup hem de besin gereksinimlerimizi karşılayabiliriz.

Herkes bu şekilde besleniyormu?

Genellikle öğle öğünlerini kötü tercihler ile geçirenler, akşam öğünlerinde de bu tarz yiyeceklere yönelmektedirler.

Ölçülü olmak aslında çok fazla yemek yememek anlamına gelmez. Ölçülülük, yağlı gıdalar, tatlılar ve alkol gibi boş kaloriler içeren ekstra gıdalar için tanımlanmalıdır. Örneğin ölçülü olmak demek; bir paket kurabiye açıp içinden sadece bir tane kurabiye yemek ve gerisini bırakmaktır.

Bu durum da asıl konu, kötü gıdalar mı yoksa kötü beslenme midir?

Nispeten her ikisinin de doğru olduğu haller var. Kötü olduğunu düşündüğünüz gıdaları tüketip tüketmemek sizin elinizde olan bir durum ve bu gıdaları tabağınıza koyduğunuz da kötü beslenmiş olacaksınız. Yani, evet kötü gıdalar var ama kötü beslenme bir seçimden ibaret.

Yeme düzenimizi iyi ve sık yemek yemeğe adapte etmeliyiz. Çeşitlilik dediğimiz de alabildiğimiz sağlıklı gıdaları tercih etmek olmalıdır. Denge ise vücudumuzun ihtiyacı olan proteinler, karbonhidrat, vitamin, mineral ve sağlıklı yağların alımının dengeli olması gerektiği anlaşılmalıdır. En zoru ise ölçülü olmak, bu kadar aklımızı çelecek alternatif varken.

Aslında her şey bizim ile bizim tercihlerimiz ile alakalı.


Kahvaltı Yapmak, Güzel Bir Gün İçin Yapılan En İyi Plan.

Kahvaltı, günlük yememiz gereken öğünler içinde sabah yediğimiz, diğer öğünlere göre daha hafif gıdaları aynı zaman da hafif ama besleyici gıdaları tercih ettiğimiz ilk öğündür. Ülkemizin bir çok bölgesinde kahvaltıdan sonra kahve içme geleneği olduğu için bu ifadenin kahve altı sözünden türemiş olduğu söylenmektedir. Günümüzün üçte birini uykuda geçiriyoruz, bu süreçte çalışmaya devam eden vücudumuz yaklaşık 8 saat boyunca bir gıda almadığı için bir çok besini vücudun depolarından kullanmak zorunda kalıyor. Sabah uyandığımızda da besin depolarımız boşalmış, hücrelerimiz aç bir durumda oluyor.

Dengeli, sağlıklı ve besleyici bir kahvaltı ile bu açlığa bir son verebiliriz. Dengeli bir kahvaltı da protein, karbonhidrat, vitamin, mineral, lif gibi ihtiyacımız olan besin maddelerini belirli oranlar da almalıyız. Bu bizim tüm gün yaşayacağımız zindelik ve enerjinin dozunu belirleyecektir.

Herbalife Nutrition, gün içinde ki, yaşam kalitemiz ile yakından ilgili olan kahvaltı öğünü ile ilgili yaptığı çalışmalardan sonra ortaya koyduğu konsept ile vücudumuza fayda sağlayacak dengeli kahvaltıyı Herbalife Formül 1 Besleyici Shake karışım (öğün yerine geçen, protein, karbonhidrat, lif, vitamin ve mineralleri tedarik eden karışım), Herbal Bitkisel Konsantre Çay (antioksidan ve bitkisellerin karışımı çay), Herbal Aloe Konsantre İçecek (narenciye aroması ile hem ferahlık, hem sindirime destek), ile insanların hizmetine sunmuştur.

Aynı zaman da kahvaltının kilo yönetimi ile çok yakından ilgisi vardır.

Kilo yönetiminin anahtarlarından bir tanesi kahvaltıdır.

Ürünlerin temin edilmesi ve kullanımı için lütfen bize ulaşınız.


Beslenme ve Beslenmenin Temel Yapıtaşları

Beslenme; sağlığımızı korumak, geliştirmek ve kaliteli bir yaşama kavuşabilmek amacı ile vücudumuzun ihtiyacı olan besin ögelerini, uygun zamanlar da ve yeterli miktarlar da, almak için bilinçli ve planlı yapmamız gereken bir davranıştır.

Beslenme açlık duygusunu bastırmak için ya da canının her çektiği şeyi yemek içmek değildir.

İnsan yaşamının devamı için 50 civarı besine ihtiyaç duyar. Bu besinlerden herhangi biri alınmadığın da ya da, eksik kaldığında Yetersiz Beslenme meydana gelir. Besinlerden biri veya birkaçının eksik ya da fazla alınmasından dolayı vücut yağ depolamaya başladığında da Dengesiz Beslenme oluşmaya başlar.

Beslenmenin Temel Yapı Taşları;

1- MAKRO BESİNLER

1- A) Protein; Vücudun temel besin kaynağı ve yapı taşıdır. Kas kütlesinin korunmasında ve doku onarımında görev alır. Protein kaynakları; Kırmızı Et (hayvansal gıdalar da en fazla protein içeren besindir), Beyaz Et, Baklagiller, Süt, Yumurta, Yoğurt, Kabak Çekirdeği, Peynir, Badem, Balık, Muz, Havuç, Kepek Ekmeği, Bezelye, Patates, Kuru İncir, Çiğ Avokado.

1-B) Karbonhidrat; Zihinsel ve fiziksel aktivite için vücudumuzun ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlar.

Kompleks (İyi) Karbonhidratlar; Kan şekerini dengesini zorlamayan, vitamin ve mineral içeren, lif içeriği olup daha geç sürede kana karışan karbonhidratlardır. Örneğin; Yulaf, Patates, Tam Tahıllar, Baklagiller, Nişastalı Sebzeler, Balkabağı, Nohut, Börülce, Tam Tahıllı Ekmek, Kinoa, Esmer Pirinç, Mercimek, Bezelye, Ananas, Çilek, Karpuz, Mandalina, Şeftali, Hindistan Cevizi, Badem, Yer Fıstığı, Ceviz, Kuşkonmaz, Armut, Mantar, Patlıcan.

Basit (Kötü) Karbonhidratlar; Lif, protein, vitamin ve mineral içermeyen, kan şekerini aniden yükselten ve aynı zaman da, yüksek kalori veren karbonhidratlardır. Örneğin; Beyaz Şeker, Şekerli İçecekler, Meyve Suyu, Şekerli mısır Gevrekleri, Rafine Edilmiş Gıdalar, Gazlı İçecekler, Beyaz pirinç.

2- MİKRO BESİNLER

Vitamin ve Mineraller; Sağlığın korunmasında, hücre fonksiyonlarında ve bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasında gerekli olup, dışarıdan alınması gerekiyor. Basit karbonhidratlar haricinde, yediğimiz tüm besinler ile vitamin ve mineralleri almaktayız. Eğer beslenme düzenimiz dengeli değil ise gıda takviyelerinden faydalanabilirsiniz.

3- SAĞLIKLI YAĞLAR

Vücuda enerji sağlamada, bağışıklık sistemini destekleme de, kalp, beyin, eklem sağlığını koruma da, aynı zamanda hücre zarına katkıda bulunması ile vücut için çok önemlidir. Bileşimin de ki, yağ asitlerine göre gruplara ayrılır.

3-A) Tekli Doymamış Yağlar; Kolza yağı, Zeytin ve Zeytinyağı, Susam Tohumu, Susam Yağı, Avokado, Badem, Yer Fıstığı, Fındık ve Fındık yağı.

3-B) Çoklu Doymamış Yağlar; Yağlı Balıklar (Somon, Uskumru, Hamsi, Alabalık), Omega 3, Kanola Yağı, Ceviz, Soya Fasulyesi, Soya Yağı, Keten Tohumu.

3-C) Doymuş Yağlar; Kırmızı Etler (Sığır, Kuzu), Süt ve Süt Ürünleri, Hindistan Cevizi Yağı, İç Yağı.

3-D) Trans Yağlar; Margarin, Kızarmış Patates yada kekler de bulunan işlenmiş, kızarmış, oksitlenmiş ve hidrojene yağlar.

4- LİFLER

Lifli beslenme sindirim sistemine sağlıklı kan kolesterolu seviyelerini korumaya ve kan şekeri seviyesini aynı zamanda da açlık düzeyini kontrol etmeye yardım eder. Günde ortalama 25 – 30 gram lif almalıyız.

4-A) Suda Çözülemeyen Lifler; Yediklerimizin bağırsaklardan rahat geçişine, düzenli çalışmasına ve atıkların atılmasına yardımcı olur. Örneğin; Koyu Yapraklı Sebzeler, Taze Fasulye, Tam Buğday ürünleri, Çekirdek, Fıstık.

4-B) Suda Çözülebilen Lifler; Midenin boşalma süresini uzatarak, şekerin daha yavaş serbest bırakılıp özümsenmesini sağlar. Tokluk hissinin uzamasını sağlar. Örneğin; Yulaf, Kuru Fasulye, Kuru Bezelye, Fıstık, Arpa, Portakal, Elma, Havuç, Keten Tohumu.

5- FİTO BESİNLER (Bitkisel Besinler)

Fito besinler yaşamı sürdürmek için ihtiyaç duyulmayan ancak hastalıklara karşı koruyucu etki gösteren besinlerdir. Fito besinlerin bize en önemli verdiği şey Antioksidanlardır. Çiğ sebze ve meyveler, baklagiller güçlü antioksidan kaynaklarıdır.

6- SIVI ALIMI

Normal zihinsel ve fiziksel işlevlerin yerine getirilmesinde, vücut sıcaklığı koruma da, sindirim de, vücutta ki atık maddelerin atılmasında destek olur. Vücudun her 25-30 kilogramına 1 litre civarı su içimi iyidir.

Beslenmenin Destekleri

DİNLENME

Gece saatlerinde ve kaliteli bir uyku, yaşam kalitenize en büyük desteklerden birini verecektir.

EGZERSİZ

Egzersiz sayesinde, formunuz, kaslarınız, beyin fonksiyonlarınız, iskelet sisteminiz, kilo yönetiminiz, ruh haliniz ve yaşam kaliteniz güçlenir.


Sepet

Ürün kategorileri