• 0 536 612 90 09 // 0 535 352 21 58

Güneşten Koruyucu (SPF) Kremler Hakkında Neler Biliyoruz?

Günümüzde artık herkes güneşten korunmanın gerekli olduğu konusunda hem fikir oldu. Güneşin zararlı UV ışınlarının cildin yaşlanmasına, yanmasına, kırışıklıklarına ve hatta cilt kanserine varabilen zararlarını hep duyar olduk.

Tabi ki böyle bir ortamda herkes bir şeyler söylüyor ve bunların arasında çok gerçeklik içermeyenler de var. İşte efsane tadında bir kaç iddiaya şöyle bir bakalım;

Koyu renk bir teniniz var ise güneş koruyucu kullanmanıza gerek yoktur. Bu söylem kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Teniniz, koyu, açık, sarı, kumral yani hangi renk tonunda olursa olsun, zararlı etkilere maruz kalacağı için, hepsinin aynı ölçüde korunmaya ihtiyacı vardır.

Makyaj malzemeniz koruyucu etkili ise ekstra bir koruyucuya ihtiyaç olmaz. Fondöten, bronzlaştırıcı ve renklendiricilerin çoğunda SPF koruyucu içerik mevcut, fakat bu malzemeleri sık ve küçük dokunuşlar halinde uyguladığımız için bize yeteri kadar koruma sağlamayacaktır. Güneş koruma faktörü içeren günlük bir nemlendirici krem size gereken nem ve korumayı sağlayacaktır.

Suya dayanıklı bir koruyucu krem kullanıyorsanız. Tekrar, tekrar sürmenize gerek yok. Bu tarz ürünlerde suya dayanıklı ibaresi olsa da çoğu zaman yüzerken yada terlerken ne kadar dayanacağı yazmaz. Terliyorsanız, yüzüyorsanız su ile temasınız varsa mutlaka 2 saatte veya daha sık kreminizi tekrar sürmelisiniz.

Güneş koruma faktörlü kremler vücudun belli yerlerine kullanılır. Başka yerlerine ihtiyaç yoktur. Bu da efsanelerden bir tanesidir. Güneş koruyucu kremler sadece belirli yerlere değil, vücudun güneşi gören her yerine koruma amaçlı sürülmelidir. Örneğin; kollar, yüzümüz, bacaklar, sırtımız, göğüs bölgemiz, ellerimiz gibi.

Çocuklar için üretilen güneş kremleri, büyükler için üretilenlerden daha fazla korur. Böyle bir söylem de doğru değildir. Her iki ürün de aynı etken maddeleri içerir. Güneş korumasında fark olmamasına rağmen, ayrımın çocuklar için üretilen kremlerde parfümsüz, hassas ciltler için dizayn edilmiş, göz yakmayan, paraben içermeyen formüllerin tercih ediliyor olmasıdır.

Geçen yıldan bitmemiş kalan kremler bu yılda kullanılabilir. Böyle kalmış bir kreminiz var ise hemen atın. Öncelikle güneş korumasını sezon olarak görmemeli, her zaman kullanmalısınız. Bu tarz kremler zaman içinde etkilerini yitirebilir, son kullanma tarihlerini iyi takip etmelisiniz. Sizi iyice koruduğuna emin olduğunuz güneş korumalı kremleri kullanmaya özen gösterin.


Makyaj ve Cilt Bakımı İçin Sırlarımız Var

Bazı zamanlar zaten bildiğimiz, bazı zamanda çok sıkıştığımız da keşfettiğimiz, bize zaman kazandıran ve problemleri çözen sırlara güzellik sırları diyoruz. İşte bunlardan bir kaçı;

Şahane Dudaklar İçin; eski ama etkili bir yöntemden bahsedeceğim. Dudaklarımızın üzerinde koruyucu bir tabaka olmadığı için kurumaya ve çatlamaya oldukça müsaittir. Islak bir diş fırçası ile dudaklarınıza dairesel hareketlerle masaj yaparak dudaklarınızı ölü derilerden kurtarıp, sonrasında nemlendirici bir dudak kremi sürmeniz size çok destek olacaktır.

Pudra, far, allık tarzı malzemenizi düşürüp çatlattıysanız; bu sizi muhtemelen çok üzmüştür. Ama bu dünyanın sonu değil. Çatlayıp belki de parçalara ayrılan malzemenize bir parça alkol katarak macun kıvamına gelene kadar karıştırın ve güzelce düzeltin. Sabaha kadar kurumasına izin verin. Artık yepyeni bir malzemeniz var, rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Gölgeleme yada aydınlatma yapmak istiyorsanız Sihirli 3’ü deneyin; elmacık kemiklerini ve yüzün temel hatlarını ortaya çıkarmak için, fondöteni sürdükten sonra makyaj fırçanıza bronzlaştırıcıyı iyice yedirin. Alnınızın sağ veya sol yanından şakaklarınızdan başlayarak yüzünüzde ters 3 şekli çizmeye çalışın. 3 şeklinin orta bölümü, elmacık kemiklerinizin altına gelmeli. Alt kısmı ise çene kemiğine kadar uzanarak dudağınızın bittiği kısmın altına denk gelmeli. Yüzünüzün diğer kısmına da yaptıktan sonra, elmacık kemiklerinize aydınlatıcı bir malzeme sürdüğünüzde işlem tamamlanmış olur.

Cildiniz eskisi gibi parlamıyorsa; daha mat ve cansız görünüyorsa, sıvı fondöteninize günlük nemlendiricinizi ekleyin ve her zaman ki kullanmaya devam edin. İlave ettiğiniz nemlendirici cildinizi ışıl ışıl yapacaktır.

Yeni yeni güzellik sırlarına ulaşmanız dileklerimizle.


Saçlarımızın Sağlığı İçin Edinmemiz Gereken Alışkanlıklar

Güzel görünümlü, sağlıklı şahane saçlara sahip olabilmek için tabi ki de, saçlarımız için sağlıklı alışkanlıklar edinmeliyiz.

Sert olan her şeyden uzak durmaya çalışın;

Kullanacağınız ürünleri doğal içerikli ve klinik olarak test edilmiş şampuanlar ve saç kremlerinden tercih etmeye çalışın. İçeriğinde; Avustralya Fındığı, Aloe Vera, Zeytin ve Buğday proteini olan ürünleri kullanalım.

İpucu; Sülfat ve paraben içermeyen ürünleri seçerseniz, saçınızın elektriklenmesinin, renginin zayıflamasının ve zarar görmesinin önüne geçebilirsiniz.

Saçınızı her gün yıkamak zorunda olmayabilirsiniz;

İnce telli saça sahip kişiler, gür ve kıvırcık saçlı kişilere nazaran daha sık saçını şampuanlamak zorunda olabilir. Saçınızın ince telli, kalın telli ya da yağlı olup olmadığını tespit ederek şampuanı saçınızın ihtiyacı olan zamanlarda kullanmaya çalışmalısınız.

İpucu; Ara zamanlar da kuru şampuanlardan faydalanarak, saçların dibine uygulayacağınız kuru şampuan ile saçınızın fazla yağından kurtularak tazelenmesini sağlayabilirsiniz.

Saçlarınızı aşırı sıklıkla boyamaktan kaçının;

Saçlarını boyalı kullanmayı tercih edenlerin en çok dikkat etmesi gereken şey iki boyama arasında en az 6 hafta geçmesidir. Aksi halde saçlarınıza zarar verebilirsiniz.

İpucu; İki boyama arasındaki süreyi uzatmak için renkli rötuş spreylerinden ve dip boyaya fazla gerek duyulmayacak teknikleri saça uygulamak faydalı olacaktır.

Saçınıza yaptığınız uygulamalarda ki ısıyı düşürün;

Sağlıklı saçlar için saçınızı şekillendirmek adına kullandığınız ısı ile çalışan cihazların mutlaka ısısını düşürmeye çalışın. En kötü şekillendirme işlemi biraz daha uzun sürer.

İpucu; Isıya dirençli bir saç spreyi kullanırsanız, hem saçlarınızın aşırı ısı ile zarar görmesini engellersiniz, hem de saçlarınızın daha parlak olmasına sebep olursunuz.

Saç uçlarınızı düzenli aldırın;

Saçlar uzadıkça zayıflayıp kırılabilir. Saçlar uzayınca orta katmanları hassaslaşarak korunmasız kalabilir. Saç uçlarını profesyonel insanlara düzenli bir şekilde aldırarak bu durumun daha iyi bir hale gelmesini sağlayabilirsiniz.


Sepet

Ürün kategorileri