• 0 536 612 90 09 // 0 535 352 21 58

D Vitamini Nedir? Faydaları Nelerdir?

Cildimiz güneşin yardımı ile gerekli D vitamininin %90 kadarını oluşturur. Eksikliğinin kronik hastalıklara sebep olabileceği D vitamini, vücudumuzda kemik metabolizması, kalsiyum ve fosfor dengesi için çok önemlidir. Süt, yumurta ve yağlı balıklar da D vitamini içerir. Kış aylarında güneş az görüldüğü için hamileler, çocuklar ve emziren annelerde eksikliği görülebilir. Yaşlanan ciltler de güneş yardımı ile bile yeteri kadar D vitamini üretemezler.

Vitamin D, düzeyi düşük olanlar da kan basıncı daha yüksek görülebilir. Damar düz kaslarını gevşetici etkisi olan D vitamini ayrıca insülin salgılanmasını çoğaltır. Kalsiyum ile birlikte alındığın da ise hem diyabet riskini ciddi anlamda azaltıyor ve iyi kolesterol seviyesinin yükselmesine destek oluyor. Vitamin D azlığı ise kalp krizi riskini de çoğaltabiliyor. Bağışıklık sisteminin iyi çalışmasına destek verir.

Bilim adamlarının çalışmalarında Vitamin D’nin bazı kanser türlerinin oluşmasının engellenmesine destek olduğu, yeterli güneş enerjisi alan çocukların lenfoma risklerinin azaldığı, doğumdan itibaren anne sütü ile beslenen bebeklere takviye verilmesinin uygun olacağı verileri ortaya çıkmıştır.

D vitamini eksikliğinin başlıca sebepleri; özellikle güneş koruyucu kremlerin kullanımının artması ve süt süt ürünlerinin tüketiminin azalması olarak görülüyor.

Böyle bir problem yaşamamak için güneşli günlerde en az 15 – 20 dakika güneşte kalmak olayın büyük bölümünü hallediyor olacaktır.


Güneşten Koruyucu (SPF) Kremler Hakkında Neler Biliyoruz?

Günümüzde artık herkes güneşten korunmanın gerekli olduğu konusunda hem fikir oldu. Güneşin zararlı UV ışınlarının cildin yaşlanmasına, yanmasına, kırışıklıklarına ve hatta cilt kanserine varabilen zararlarını hep duyar olduk.

Tabi ki böyle bir ortamda herkes bir şeyler söylüyor ve bunların arasında çok gerçeklik içermeyenler de var. İşte efsane tadında bir kaç iddiaya şöyle bir bakalım;

Koyu renk bir teniniz var ise güneş koruyucu kullanmanıza gerek yoktur. Bu söylem kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Teniniz, koyu, açık, sarı, kumral yani hangi renk tonunda olursa olsun, zararlı etkilere maruz kalacağı için, hepsinin aynı ölçüde korunmaya ihtiyacı vardır.

Makyaj malzemeniz koruyucu etkili ise ekstra bir koruyucuya ihtiyaç olmaz. Fondöten, bronzlaştırıcı ve renklendiricilerin çoğunda SPF koruyucu içerik mevcut, fakat bu malzemeleri sık ve küçük dokunuşlar halinde uyguladığımız için bize yeteri kadar koruma sağlamayacaktır. Güneş koruma faktörü içeren günlük bir nemlendirici krem size gereken nem ve korumayı sağlayacaktır.

Suya dayanıklı bir koruyucu krem kullanıyorsanız. Tekrar, tekrar sürmenize gerek yok. Bu tarz ürünlerde suya dayanıklı ibaresi olsa da çoğu zaman yüzerken yada terlerken ne kadar dayanacağı yazmaz. Terliyorsanız, yüzüyorsanız su ile temasınız varsa mutlaka 2 saatte veya daha sık kreminizi tekrar sürmelisiniz.

Güneş koruma faktörlü kremler vücudun belli yerlerine kullanılır. Başka yerlerine ihtiyaç yoktur. Bu da efsanelerden bir tanesidir. Güneş koruyucu kremler sadece belirli yerlere değil, vücudun güneşi gören her yerine koruma amaçlı sürülmelidir. Örneğin; kollar, yüzümüz, bacaklar, sırtımız, göğüs bölgemiz, ellerimiz gibi.

Çocuklar için üretilen güneş kremleri, büyükler için üretilenlerden daha fazla korur. Böyle bir söylem de doğru değildir. Her iki ürün de aynı etken maddeleri içerir. Güneş korumasında fark olmamasına rağmen, ayrımın çocuklar için üretilen kremlerde parfümsüz, hassas ciltler için dizayn edilmiş, göz yakmayan, paraben içermeyen formüllerin tercih ediliyor olmasıdır.

Geçen yıldan bitmemiş kalan kremler bu yılda kullanılabilir. Böyle kalmış bir kreminiz var ise hemen atın. Öncelikle güneş korumasını sezon olarak görmemeli, her zaman kullanmalısınız. Bu tarz kremler zaman içinde etkilerini yitirebilir, son kullanma tarihlerini iyi takip etmelisiniz. Sizi iyice koruduğuna emin olduğunuz güneş korumalı kremleri kullanmaya özen gösterin.


Sepet

Ürün kategorileri