• 0 536 612 90 09 // 0 535 352 21 58
ara öğün

Ara Öğün Günlük Beslenme Düzeninin Neresinde Olmalı.

Ara öğün, Günlük yeme düzenimizde 3-4 saat aralıklar ile beslenmemiz için çok önemli bir durumdur. Azar azar ve sık sık yemek sağlıklı ve dengeli beslenmenin önemli unsurlarındandır. Ara öğünleri beslenme düzenimize koyarak, ana öğünlere çok acıkmadan gitmeyi, porsiyon kontrolünü ve gün içerisinde ki kaçamakları engellemiş olursunuz.

Ana öğünler de olduğu gibi ara öğünlerde de karbonhidrat, protein, yağ ve vitamin açısından besinler içeren ara öğünleri tercih etmeliyiz. Çünkü sadece karbonhidrat yada sadece protein içeren ara öğünler bizi daha çok acıktırabilirler.

Sağlıklı Ara Öğün Tavsiyeleri;

Diyet deyince akla ilk gelen ara öğünler meyve oluyor. Uygun porsiyonlar da mevsim meyveleri ara öğün olarak tüketilebilir. İkindi vaktine denk gelen ara öğünlerde tercih etmekte fayda vardır.

Ceviz, Badem, Fındık ve Kaju Fıstığı da yağlı kuru yemişlerdir. Enerji içerikleri yüksek olan bu kuru yemişler porsiyon ölçülerine dikkat edilerek, çiğ olarak tüketilmelidir. (Fındık, badem, kaju 10-12 Adet, Ceviz ise 2-3 adet)

Süt, yoğurt, ayran, kefir, cacık gibi süt ürünleri de dengeli bir ara öğünü olarak tüketilebilir.

Karma Ara Öğün Tavsiyeleri;

  • Tam Buğday Ekmeği ve Peynir
  • Kepekli Grissiniler ve Ayran
  • Kepekli yada Tam Buğdaylı Galetalar ve Peynir
  • Meyveli Yoğurt
  • Meyve ve Yağlı Kuru Yemişler
  • Kuru Meyveler ve Kuru yemişler

Düzenli ve dengeli ana ve ara öğünler, sağlıklı ve dengeli beslenmenin anahtarıdır.


spor ve egzersiz

Spor ve Egzersiz Yaparken Beslenmenize Dikkat Etmelisiniz.

Spor ve egzersizi hangi amaç ile yapıyor olursanız olun(zayıflamak, kas kütlesini arttırmak, dayanıklılık), yeterli ve dengeli beslenme ile sıvı tüketimini iyi hale getiremezseniz, istediğiniz sonuç ve performansa ulaşmanız hayal olur. Bunlar mutlaka bir arada olması gereken unsurlardır ve ciddi anlamda dikkat edilmesi gerekir.

Egzersiz Öncesinde Beslenme;

Açlığı önlemek, egzersiz sırasında enerji sağlamak ve sıvıyı takviye etmek için, egzersiz saatinden 1 – 3 saat önce öğün tüketilmeli, aç karnına egzersiz yapılmamalıdır. Aç karnına egzersiz yapmaya çalışmak, benzin koymadan bir otomobili hareket ettirmeye çalışmak gibi bir şey olur. Egzersiz aç karnına yapılmaya çalışılırsa metabolizma sekteye uğrayabilir.

Egzersiz Sırasında Beslenme;

Uzun sürmeyen bir egzersiz programınız var ise, egzersiz sırasında besin tüketmemelisiniz. Uzun süreli egzersiz yapanlar için kilogram başına 0.7 gram karbonhidrat tüketimi önerilmektedir. Sıvı tüketimini de dengelemek önemlidir.

Egzersiz Sonrasında Beslenme;

Egzersiz sırasında boşalan glikojen depolarını doldurmak için egzersiz bitiminde ilk 2 saat içerisinde karbonhidrat almak önemlidir. Karbonhidrat alımına hemen başlanmalı, sonra protein içeriği almak da çok önemlidir. Karbonhidrat bizim itici gücümüzdür.

Sıvı Tüketimi;

Vücudun kas yapısına göre değişmekle birlikte, %55 – 75 civarında su bulunmaktadır. Fazla sıvı kaybı hem hayati önem taşır hem de performansı olumsuz etkiler. Bu sebepten dolayı spor ve egzersizin hiç bir bölümünde sıvı kısıtlaması yapılmamalıdır. Bol bol sıvı tüketilmelidir.


lifli besinler

Lifli Besinler Sağlıklı Beslenmede Önemli mi?

Lifli besinler; Lif (posa), bitkisel kaynaklı besinlerde bulunur. Vücut lifleri diğer besin maddeleri gibi parçalayamaz ve bağırsaklar da emilmeyen lifler sindirim sisteminde ki görevlerini tamamladıktan sonra vücuttan atılırlar.

Lifler genel olarak 2 ye ayrılır.

Suda çözünebilir lifler; mide ve sindirim sistemi sıvıları ile karşılaşınca jel formuna dönüşerek içine bazı maddeleri hapsederler, bu da bağırsaklar da ki fazla yağ ve şekerin atılmasına fayda sağlar. Örneğin; Yulaf, Kuru fasulye, Kuru bezelye, Fıstık, Arpa, Portakal, Elma, Havuç, Keten Tohumu.

Suda çözünmeyen lifler; Yediklerimizin bağırsaklardan rahat geçişine, düzenli çalışmasına ve atıkların daha kolay atılmasına sebep olur. Örneğin; Koyu yapraklı sebzeler, Taze Fasulye, Tam Buğday Ürünleri, Çekirdek, Fıstık.

Her iki lif türü de bitkisel besinlerde bir arada veya ayrı ayrı bulunabilir. Sağlıklı beslenebilmek ve günlük yaklaşık 25 gramlık lif alım ihtiyacını karşılayabilmek adına düzenli bitkisel besinlerden tüketmeliyiz.

En zengin lif kaynakları olarak; Kuru Fasulye, Bezelye, Mercimek, Nohut, Barbunya, Elma, Armut, Şeftali, Ayva, incir, Kuru İncir, Marul, Kereviz, Karnabahar, Brokoli, Ispanak, Havuç, Patates.

Günlük alınması gereken lifi tam olarak alamayan kişiler de bir anda lif yüklemesi olursa gaz, şişkinlik gibi sıkıntılar oluşabilir. Bu nedenle lif alım miktarı yavaş yavaş arttırılmalıdır. Lif miktarını gün içine yayarak lifli besinler ile arttırırken, su içimini de çoğaltmamız gerekiyor.

Araştırmalar günlük düzenli lif alındığında, sindirim sistemi sağlığı, bağırsak hareketleri, kolesterol ve şeker seviyelerinin düzenlenmesinde, tokluk hissini uzatarak da kilo kontrolü ile ilgili büyük destek sağladığını göstermektedir.


beslenme

Beslenme İpuçları İle Yediklerinizden Daha Fazla Faydalanın.

Mutfağınıza Herbalife ürünlerini katın, zenginleştirin.
Besleyici değeri yüksek Herbalife Nutrition ürünlerini mutfağınıza dahil ederek daha lezzetli ve besleyici öğünler yapabilirsiniz.
Portakal C Vitamini deposu fakat ondan daha güçlü C Vitamini içeren besinler var.
100 gram Portakaldan daha fazla C Vitamini içeren besinler;
Maydanoz, Kırmızı Biber, Kivi, Brokoli, Brüksel Lahanası, Çilek, Karnabahar, Limon, Kavun

Yaş ve meslek gözetmeyen strese engel olamasak da kontrol altına almamız olasıdır. Yeşil yapraklı sebzeleri daha çok tüketmeyi ve yeşil çay içerikli, bitkisel çayları içmeyi alışkanlık haline getirin, strese karşı galip gelin.

Kışın artan abur cubur tüketimine engel olabilmek için, yemek saatlerinizi planlayın ve bu saatlere sadık kalın. Yemek düzeninizi sağlıklı ve dengeli menüler ile birleştirdiğinizde ideal kilonuza ulaşmak çok daha kolay olacaktır.

Mevsim geçişlerinde vücut daha fazla vitamin ve minerale ihtiyaç duyar. Bu dönemde gerekli vitamini minerali doğal sebze meyvelerden ve gıda destek ürünlerinden almaya özen gösterin. A, C, E vitaminleri ve Selenyum, Çinko, Magnezyum mineralleri ile bağışıklık sisteminizi destekleyin.

Beslenme alışkanlıklarımız mevsimlere göre değişiklik gösterebilir. Sonbahar mevsimin de sıcaklık azalınca su içme isteği azalsa da su içmeli ve bağışıklık sisteminizi destekleyici şekilde beslenmelisiniz.

Doğru zamanda ve doğru miktarda içtiğimiz suyun, zayıflama sürecindeki en büyük destekçimiz olduğunu biliyor musunuz? Suyu sabah uyanınca yemekten 10-15 dakika önce ve 1,5- 2 saat sonrası için, hem formunuzu hem de metabolizmanızı koruyun.

Sebze yemeklerini pişirirken C vitamini kaybını en aza indirmek için, sebzeleri büyük parçalar halinde kesmek, haşlama sularını dökmemek, düdüklü tencereleri tercih etmek ve taze olarak tüketmek gibi seçenekleri değerlendirmeniz de fayda var.

Bitkisel kaynaklardan alınacak Demir mineralinin vücut tarafından rahatça emilmesine en büyük yardımcı C vitaminidir. Örneğin; Demir açısından çok zengin olan Kuru Fasulye, C vitamini bakımından zengin olan Domates ile pişirilince şahane bir kombinasyon olur.

Lif, sindirim sistemimiz ve bağırsaklarımız için olmazsa olmaz bir maddedir. Her gün beslenme düzenimiz de yeteri kadar lif olmasına özen gösterin.

Hava ne kadar sıcak olursa olsun, sağlıklı ve dengeli beslenmek mümkün. Her gün zeytinyağlı ve salataları beslenme düzeninize katarak, 3 ana 3 ara öğün yaparak, asitsiz içecekleri seçerek, her gün en az 20 dakika yürüyerek hem iyi alışkanlıklar edinip, hem de ideal kilonuzu koruyabilirsiniz.

Güne kahvaltı ile başlamak çok önemlidir. Uyandıktan sonra en kısa sürede kahvaltı yapmak, metabolizmanın çalışmaya başlamasını sağlar. Günün daha enerjik ve aktif geçmesine destek verir.

Stresli ve yoğun geçen bir günün ardından tercih edeceğiniz kırmızı et, içeriğindeki B vitaminleri, çinko ve demir sayesinde stresinizi atmanıza yardımcı olacaktır.

Uykunuz kalitesiz ve yetersiz ise, hem enerjinizi düzgün kullanamazsınız, hem de kilo veriminize destek olabilecek hormonlarınız iyi salgılanamayabilir. Bunun için düzenli ve kaliteli uyuyun.

Yediklerimizin içindeki bulunan faydalar besinden besine değişmektedir. Bunu telafi edebilmek için çeşitli beslenmeye özen göstermeliyiz.

Kötü beslenme uyku kalitenizin bozulmasına sebep olabilir. Sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanarak uyku kalitenizi arttırabilirsiniz.

Dondurma, şekerli içecekler ve kalorisi yüksek abur cuburlar yerine, fındık, badem, ceviz ve kuru meyve gibi atıştırmalıkları tercih etmelisiniz.

Eğer akşam öğününüzü erken saatte ve hafif yediyseniz, ilerleyen saatlerde kaslarınızı da rahatlatacak Kalsiyum içerikli hafif atıştırmalar yapabilirsiniz.

Light olarak tükettiğiniz ürünlerin miktarını fazla kaçırmamaya dikkat edin. Light ürünlerin de kalorisi olduğunu asla unutmayın.

Kışın vücut daha az su kaybettiği için daha az susama hissi yaşanır, ama bu suya ihtiyacımız olmadığını göstermez. Yeterince su tükettiğinizden emin olmalısınız.

Akşam spor yapıyor olmanız sizin akşam yemeğini çok geç saate kalmadan yemiş olmanız demektir. Dikkat etmeniz gereken en önemli şey spor yapmadan 1,5 – 2 saat öncesinde akşam yemeğini hafif yemenizdir.

Çok hızlı kilo verirken, çatlak ve sarkma riski her zaman vardır. Çatlaklardan ve sarkmalardan korunmak için mutlaka hayatınıza sporu sokun.


sağlıklı beslenme

Sağlıklı Beslenme İçin Ölçülü ve Dengeli Olmak Yeterli midir?

Sağlıklı Beslenme; Genelde ölçülü, dengeli ve çeşitli olunduğunda sağlıklı beslenebileceğimiz düşünülürken, günümüzde bizi bu yoldan ayırabilecek bir çok şey karşımıza çıkıyor.

Kötü gıdanın olmadığı, kötü beslenmenin olduğu görüşünün altında yatan düşünceye göre, bir çok çeşit gıdadan en sağlıklı olanları, azar azar tüketirsek sağlıklı bir beslenme tarzı geliştirmiş oluruz. Genel anlamda doğru olan bu düşünce, herkes tarafından kabul görmek ile birlikte herkes bunu başaramayabilir. Bunun da çeşitli sebepleri olabilir.

Kötü bir beslenme şeklini kendimizi yoksunluk hissine düşürmeden nasıl düzeltebiliriz.

Yenebilir kaynakları tüketme dürtümüz, sağlıklı beslenme ihtiyacımız için doğanın bize sunduğu bir fırsattır. Sadece tüketilebilir bitki ve hayvanlardan seçimlerimizi yaparak beslenmemizi düzenleyebilseydik çok daha iyi durumda olabilirdik. Fakat zaman içinde çok fazla sağlıklı beslenmemize uygun olmayan seçenekler çıktı ve malesef seçenek ne kadar çok ise o kadar fazla yiyoruz. Evet gıdaların çok çeşitli olması sağlıklı beslenmemiz için iyi bir yol, ama biz bu seçeneklerin içinden uygun olanları seçebiliyorsak.

Denge dendiği zaman, acaba sağlıksız bir gıdayı daha sağlıklı bir gıda ile dengelemek mi akla gelmeli?

Gerçekten de gün içerisinde ki, beslenmenizi planladığınızda öğlen öğünün de tüketeceğiniz bir pizza ve patates kızartmasının kötü etkilerini, sabah ve akşam öğünlerini kalori ve yağ hesabını da yaparak daha dikkat ile seçerseniz hem kötü etkileri kontrol altında tutup hem de besin gereksinimlerimizi karşılayabiliriz.

Herkes bu şekilde besleniyormu?

Genellikle öğle öğünlerini kötü tercihler ile geçirenler, akşam öğünlerinde de bu tarz yiyeceklere yönelmektedirler.

Ölçülü olmak aslında çok fazla yemek yememek anlamına gelmez. Ölçülülük, yağlı gıdalar, tatlılar ve alkol gibi boş kaloriler içeren ekstra gıdalar için tanımlanmalıdır. Örneğin ölçülü olmak demek; bir paket kurabiye açıp içinden sadece bir tane kurabiye yemek ve gerisini bırakmaktır.

Bu durum da asıl konu, kötü gıdalar mı yoksa kötü beslenme midir?

Nispeten her ikisinin de doğru olduğu haller var. Kötü olduğunu düşündüğünüz gıdaları tüketip tüketmemek sizin elinizde olan bir durum ve bu gıdaları tabağınıza koyduğunuz da kötü beslenmiş olacaksınız. Yani, evet kötü gıdalar var ama kötü beslenme bir seçimden ibaret.

Yeme düzenimizi iyi ve sık yemek yemeğe adapte etmeliyiz. Çeşitlilik dediğimiz de alabildiğimiz sağlıklı gıdaları tercih etmek olmalıdır. Denge ise vücudumuzun ihtiyacı olan proteinler, karbonhidrat, vitamin, mineral ve sağlıklı yağların alımının dengeli olması gerektiği anlaşılmalıdır. En zoru ise ölçülü olmak, bu kadar aklımızı çelecek alternatif varken.

Aslında her şey bizim ile bizim tercihlerimiz ile alakalı.


beslenmenin temel yapıtaşları

Beslenmenin Temel Yapıtaşları ve Beslenme

Beslenmenin Temel Yapıtaşları; Beslenme, sağlığımızı korumak, geliştirmek ve kaliteli bir yaşama kavuşabilmek amacı ile vücudumuzun ihtiyacı olan besin ögelerini, uygun zamanlar da ve yeterli miktarlar da, almak için bilinçli ve planlı yapmamız gereken bir davranıştır.

Beslenme açlık duygusunu bastırmak için ya da canının her çektiği şeyi yemek içmek değildir. Beslenmenin temel yapıtaşları vardır.

İnsan yaşamının devamı için 50 civarı besine ihtiyaç duyar. Bu besinlerden herhangi biri alınmadığın da ya da, eksik kaldığında Yetersiz Beslenme meydana gelir. Besinlerden biri veya birkaçının eksik ya da fazla alınmasından dolayı vücut yağ depolamaya başladığında da Dengesiz Beslenme oluşmaya başlar.

Beslenmenin Temel Yapıtaşları;

1- MAKRO BESİNLER

1- A) Protein; Vücudun temel besin kaynağı ve yapı taşıdır. Kas kütlesinin korunmasında ve doku onarımında görev alır. Protein kaynakları; Kırmızı Et (hayvansal gıdalar da en fazla protein içeren besindir), Beyaz Et, Baklagiller, Süt, Yumurta, Yoğurt, Kabak Çekirdeği, Peynir, Badem, Balık, Muz, Havuç, Kepek Ekmeği, Bezelye, Patates, Kuru İncir, Çiğ Avokado.

1-B) Karbonhidrat; Zihinsel ve fiziksel aktivite için vücudumuzun ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlar.

Kompleks (İyi) Karbonhidratlar; Kan şekerini dengesini zorlamayan, vitamin ve mineral içeren, lif içeriği olup daha geç sürede kana karışan karbonhidratlardır. Örneğin; Yulaf, Patates, Tam Tahıllar, Baklagiller, Nişastalı Sebzeler, Balkabağı, Nohut, Börülce, Tam Tahıllı Ekmek, Kinoa, Esmer Pirinç, Mercimek, Bezelye, Ananas, Çilek, Karpuz, Mandalina, Şeftali, Hindistan Cevizi, Badem, Yer Fıstığı, Ceviz, Kuşkonmaz, Armut, Mantar, Patlıcan.

Basit (Kötü) Karbonhidratlar; Lif, protein, vitamin ve mineral içermeyen, kan şekerini aniden yükselten ve aynı zaman da, yüksek kalori veren karbonhidratlardır. Örneğin; Beyaz Şeker, Şekerli İçecekler, Meyve Suyu, Şekerli mısır Gevrekleri, Rafine Edilmiş Gıdalar, Gazlı İçecekler, Beyaz pirinç.

2- MİKRO BESİNLER

Vitamin ve Mineraller; Sağlığın korunmasında, hücre fonksiyonlarında ve bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasında gerekli olup, dışarıdan alınması gerekiyor. Basit karbonhidratlar haricinde, yediğimiz tüm besinler ile vitamin ve mineralleri almaktayız. Eğer beslenme düzenimiz dengeli değil ise gıda takviyelerinden faydalanabilirsiniz.

3- SAĞLIKLI YAĞLAR

Vücuda enerji sağlamada, bağışıklık sistemini destekleme de, kalp, beyin, eklem sağlığını koruma da, aynı zamanda hücre zarına katkıda bulunması ile vücut için çok önemlidir. Bileşimin de ki, yağ asitlerine göre gruplara ayrılır.

3-A) Tekli Doymamış Yağlar; Kolza yağı, Zeytin ve Zeytinyağı, Susam Tohumu, Susam Yağı, Avokado, Badem, Yer Fıstığı, Fındık ve Fındık yağı.

3-B) Çoklu Doymamış Yağlar; Yağlı Balıklar (Somon, Uskumru, Hamsi, Alabalık), Omega 3, Kanola Yağı, Ceviz, Soya Fasulyesi, Soya Yağı, Keten Tohumu.

3-C) Doymuş Yağlar; Kırmızı Etler (Sığır, Kuzu), Süt ve Süt Ürünleri, Hindistan Cevizi Yağı, İç Yağı.

3-D) Trans Yağlar; Margarin, Kızarmış Patates yada kekler de bulunan işlenmiş, kızarmış, oksitlenmiş ve hidrojene yağlar.

4- LİFLER

Lifli beslenme sindirim sistemine sağlıklı kan kolesterolu seviyelerini korumaya ve kan şekeri seviyesini aynı zamanda da açlık düzeyini kontrol etmeye yardım eder. Günde ortalama 25 – 30 gram lif almalıyız.

4-A) Suda Çözülemeyen Lifler; Yediklerimizin bağırsaklardan rahat geçişine, düzenli çalışmasına ve atıkların atılmasına yardımcı olur. Örneğin; Koyu Yapraklı Sebzeler, Taze Fasulye, Tam Buğday ürünleri, Çekirdek, Fıstık.

4-B) Suda Çözülebilen Lifler; Midenin boşalma süresini uzatarak, şekerin daha yavaş serbest bırakılıp özümsenmesini sağlar. Tokluk hissinin uzamasını sağlar. Örneğin; Yulaf, Kuru Fasulye, Kuru Bezelye, Fıstık, Arpa, Portakal, Elma, Havuç, Keten Tohumu.

5- FİTO BESİNLER (Bitkisel Besinler)

Fito besinler yaşamı sürdürmek için ihtiyaç duyulmayan ancak hastalıklara karşı koruyucu etki gösteren besinlerdir. Fito besinlerin bize en önemli verdiği şey Antioksidanlardır. Çiğ sebze ve meyveler, baklagiller güçlü antioksidan kaynaklarıdır.

6- SIVI ALIMI

Normal zihinsel ve fiziksel işlevlerin yerine getirilmesinde, vücut sıcaklığı koruma da, sindirim de, vücutta ki atık maddelerin atılmasında destek olur. Vücudun her 25-30 kilogramına 1 litre civarı su içimi iyidir.

Beslenmenin Destekleri

DİNLENME

Gece saatlerinde ve kaliteli bir uyku, yaşam kalitenize en büyük desteklerden birini verecektir.

EGZERSİZ

Egzersiz sayesinde, formunuz, kaslarınız, beyin fonksiyonlarınız, iskelet sisteminiz, kilo yönetiminiz, ruh haliniz ve yaşam kaliteniz güçlenir.


Ürün kategorileri