• 0 536 612 90 09 // 0 535 352 21 58

Süt ve Süt Ürünleri Hakkında Bilmemiz Gerekenler.

Süt, yağ, laktoz, protein, mineral maddeler ve suyun bir araya gelmesi ile oluşan bir maddedir. Süt memeli canlıların meme bezlerinin bir sekresyonudur. Sütün bileşimini net olarak tanımlamak çok zordur, çünkü mevsim, hayvanın beslenme şekli, ırkı, sağım şekli, sağım vakti, laktasyon periyodu gibi etkenler bileşimi farklılaştırabilir.

Süt besin değeri yüksek bir gıdadır. Besin değerlerini 5 ana başlık altında inceleyebiliriz.

Laktoz (Süt şekeri); Yüksek oranda sadece sütte bulunur. Enerji sağlar, bağırsak florasının gelişimine katkı sağlar. Galaktoz ise beyin ve sinir dokularına destek olur. Laktoz enzimleri yetersiz olan kişilerin ise süt yerine fermente olmuş süt ürünlerini kullanmaları tavsiye edilir.

Süt Yağı; Enerji kaynağıdır. Laktozun en iyi şekilde kullanılmasını ve A, D, E, K vitaminlerinin taşınmasını sağlar. Beyin ve sinir hücrelerinin önemli bölümlerinde görev alır. Bünyesinde doymamış yağ asitleri içerir. Kolesterol oranı çok yüksek değildir.

Süt Proteini; Süt proteini vücudun en iyi şekilde kullanabildiği proteinlerden biridir. Süt proteini hücre ve doku oluşumunda, büyümede, gelişmede, saç, tırnak oluşumunda, kasların kasılmasında önemli rol oynar. Bir çok esansiyel aminoasit içeriği de vardır.

Mineraller; Sütün içinde bulunan en önemli mineraller fosfor ve kalsiyumdur. Bu mineraller canlıların iskelet sisteminde ve diş yapısında çok önemli bir rol oynamaktadır.

Vitaminler; Yağda ve suda eriyen birçok vitamini içinde barındırır. Zeka gelişimi, deri ve göz sağlığı için gerekli olan B12 vitaminin en iyi kaynaklarından biridir. Sütteki vitaminler büyümeye yardımcı olurken vücut direncini arttırmaya da destek olur.

1000 gram sütün besin ve enerji değerleri
1000 gram Sütün Besin ve Enerji Değerleri

Süt ve süt ürünlerinin tüketiminin arttırılması, dengeli ve yeterli beslenme, dengeli enerji alımı bakımından vücut için çok önemlidir.

Süt ürünleri, içerdikleri mineraller, proteinler, peptitler, trigliserit, laktoz ve organik asitler gibi bileşenler nedeniyle insülin duyarlılığı, vücut ağırlığı, kan basıncı ve lipid seviyelerini olumlu olarak etkileyebilmektedir. Özellikle düşük yağ oranı içeren sütün tip 2 diyabet geliştirme riskini azalttığına dair çalışmalar mevcuttur.

kilokontrolyolu.com

Kilo Vermek, Aktif ve Formda Kalmak İçin İpuçları

Kilo verdikten sonra eski yeme şeklinize dönerseniz eski halinize dönersiniz.
Formda bir hayat sürebilmek için sağlıklı ve dengeli beslenmeyi yaşam tarzı olarak benimsemek gerekiyor.
İlk ve son diyet mi, yoksa bitmeyen diyet mi?
Günlük beslenme rejiminize sahip çıkın, farkındalıklarınızı arttırın, kilonuzu korumayı öğrenin hayatınız boyunca rahat edin.
Ben hiç ekmek tüketmiyorum diyenlerin dikkatine!
Günlük beslenme düzeninizde ekmek yemeyi bırakmış olabilirsiniz fakat yine de dikkatli olmalısınız.
Açlık duygusu seni aldatıyor olabilir.
Aç olduğunu düşündüğün de önce su iç bir süre bekle açlığın devam ediyorsa, küçük bir ara öğün yap, bir süre daha bekle yine de açlık hissediyorsan yemek yiyebilirsin!
Kilo almanın yollarını biliyor musunuz?
Kilo almak kimileri için zorlayıcı olabilir. Önerilere kulak vermek lazım.
Neden bir anda vücutta ki yağ yakımı gerçekleşmiyor?
Vücutta yağ kaybı hemen bir günde olmuyor. Diyet yaptığınızda yağ dolu yağ hücrelerinin içi boşalıyor, sonra hücre boyutunu korumak için tekrar su ile doluyor ve zaman ile su gidiyor ve hücreler küçülüyor.
Diyetinizin devamını sağlayacak motivasyonu sağlam tutmalısınız.
Kilo kontrolü için diyet yapıyorsanız ve kaçamak yaptıysanız bu sizi fikrinizden caydırmasın, hemen toparlanmalı, hedefinize doğru emin adımlarla ilerlemelisiniz!
Neden kilo vermemize yardımcı alışkanlıklar edinmeliyiz?
Kilo vermenize yardımcı olabilecek alışkanlıklar edinmeniz, formunuzu uzun süre korumanıza sebep olur.
Aktif ve formda kalmak için ipuçlarını sayfamızdan inceleyebilirsiniz.
Dengeli beslenmek, egzersiz yapmak, uyku düzenimize dikkat etmek, günlük olarak bunları planlı bir şekilde yapmak aktif ve formda bir hayat için çok önemlidir.
ideal Herbalife Nutrition Kahvaltısı ile başlanan güne dengeli beslenme ve egzersiz ile devam edilmeli.
Kilo vermek için, güne ideal herbalife nutrition ideal kahvaltısı ile başlayın, ara öğünleri atlamayın, küçük porsiyonlar ile besleyici yemekler yemeye çalış ve egzersiz yap.
Kilo yönetiminde zorlanıyorsanız bu sayfamızı ziyaret etmelisiniz.
Basitçe kilo yönetimini resmetmek istedik.
Vücudunuzun günlük kalori yakımından belirli limitler dahilinde daha az kalori alırsanız kilo verirsiniz, aynı kaloriyi alırsanız kilonuzu korursunuz, daha fazla kalori alırsanız kilo alırsınız.

Suyun Canlılar İçin Önemi Hakkında Bilgiler

Dünyamızın 3/4 ü sularla kaplı olmasına karşın, tatlı sular bu miktarın ancak %2,5 kadarına tekabül eder. Su vücudumuzun da %60 kadarını oluşturur. Proteinlerin sentezlenmesinde, dokuların onarılmasında, vücutta biriken toksinlerin atılmasında çok önemli rol oynamaktadır.

Kişi başına su tüketim miktarı iklim koşullarına, aktivite düzeyine, ağırlığa ve çevresel koşullara göre değişiklik gösterse bile yaklaşık kadınlar için 1,7 lt. erkekler için 2.3 lt. civarında olmalıdır.

Sağlığımız için bu kadar önem arz eden suyun bakteriyolojik olarak temiz olması, berrak, kokusuz, zehirli maddeler içermeyen ve kimyasal olarak içindeki minerallerin gıda maddeleri tüzüğü sınırlarını aşmaması gerekir. Ph’ ı 7 – 8,5 arasında olan sular standartlara uymaktadır. Minerali bol olan sular sert sulardır.

Su içmek için en iyi 8 zaman;

  • Egzersiz sonrasında; Kalp atışını düzenlemeye yardımcı olur.
  • Uyandıktan sonra; Metabolizmayı ve iç organları hareketlendirir.
  • Halsiz hissettiğinizde; Enerjinizi tazeler.
  • Yemekten yarım saat önce; Sindirimi kolaylaştırır.
  • Duştan önce; Kan basıncını düzenlemeye destek olur.
  • Uyumadan önce; Gece boyunca sıvı kaybını önlemeye yardımcı olur.
  • Hasta olduğunuzda; Vücudun desteklenmesini sağlar.
  • Enfeksiyon yaşadığınızda; Bağışıklığın desteklenmesine yardımcı olur.

Sağlıklı ve kaliteli bir yaşam için düzenli sıvı alımına özen göstermeliyiz. Günlük ihtiyacımız olan sıvının bir kısmını gıdalarımızdan alsak da bu yeterli gelmez, bunu su ile mutlaka desteklemeliyiz. Suyun kıymetini bilmeli, tüketiminde ise yeterli ve dikkatli davranmalıyız.


Spor Öncesinde, Sırasında ve Sonrasında Beslenme.

Beslenme hakkında bilgisi olan sporcular performanslarını istedikleri düzeye çıkarabilir. Çünkü sporcu performansı ile ilgili etkenlerin en önemli olanlarından bir tanesi beslenmedir. Aslında sporcu beslenmesini sadece sporcuların bilmesi yetmez, ailesi, çevresi ve spor ile ilgili tüm birimlerin sporcu beslenmesi hakkında bilgisi olması gerekir.

Bu yazıda sporcu beslenmesin de değineceğimiz konu, spordan önce, spor sırasında ve spor sonrasında beslenme nasıl olmalıdır.

Her ne kadar, sporcunun yaşına, kilosuna, cinsiyetine, yaptığı aktivite’ nin süresine ve ağırlığına göre yemek miktarları değişse de, genel anlamda tarz olarak alınması gereken besin grupları aynı kalmaktadır.

Spor Öncesi Beslenme; Spordan 2-4 saat önce yemeğin yenmiş olması hem sporcunun aktiviteye aç olarak girmemesine hem de enerji depolarını doldurması açısından çok önemlidir. Eğer bu yemek süresi 1 saate kadar düştü ise o zaman mideyi yormayacak besinlerden küçük porsiyonlar tüketilmelidir. 2-4 saat önce tüketilen gıdalar ile yaklaşık 200-300 gr karbonhidrat alınması uygundur. Tüketilecek besinleri seçerken, yeterli sıvı içermesine, az yağ ve düşük posa ihtiva eden, orta karar da protein, kompleks karbonhidrat içerikleri yüksek gıdalar tercih edilmelidir. Sindirimi kolay, gaz yapmayacak gıdalar tercih edilirken, bilinmeyen gıdaların yenmemesinde fayda vardır.

Spor Sırasında Beslenme; Sporcuların aktivite sırasında yaklaşık saatte 30-60 gram karbonhidrat alması performansları üzerinde olumlu etki yapmaktadır. Bu yüzden aktiviteye başlandığı andan itibaren sıvı ve karbonhidrat desteği alabilmek için sporcuların, karbonhidrat, elektrolitler içeren suda çözünmüş sporcu içeceklerinden kullanmalarında yarar vardır.

Spor Sonrasında Beslenme; Sporcular aktivite süresince kaslar da depolanan glikojeni kullanırlar. Bu da yaklaşık 1,5-2 saat süren bir etkinlikte biter, boşalan glikojen depolarını doldurmanın en güzel yolu, aktivitenin hemen bitiminden başlayarak yüksek karbonhidratlı gıdaların tüketilmesidir. Egzersiz bitiminden sonra yeteri kadar karbonhidratın tüketilmesi vücudun toparlanması (rejenerasyon) için yüksek önem ihtiva eder.

Ergojenik Yardım; Sporcuların daha yüksek performans göstermek için başvurdukları ergojenik destekler (sporcu ürünleri, vitaminler, kreatin, ginseng ve benzerleri), kişinin cinsiyetine, yaşına, sporun dalına, amatörce veya profesyonelce yapıldığına göre düzenlenmelidir. Ayrıca kişinin sağlık durumu hakkında bilgi sahibi olunmalı ve kesinlikle bilinen, kabul görmüş, doping madde testinden geçmiş kaliteli, güvenli ürünler tercih edilmelidir. Bu tarz ürünleri kullanırken mutlaka bir uzmandan destek alınmalıdır.


Sigara ve Sağlığımıza Zararları Hakkında Bilgiler.

Sigara içen bir kişi ben sağlıklı yaşamak istiyorum diyorsa, yalan söylüyordur. Sigara içmek ile sağlıklı yaşamak asla bir araya gelemeyecek olgulardır.

Sigara Nedir?

Sigara, Tütün bitkisinin incecik kıyılıp kağıda sarılarak dumanının da içe çekilerek tüketildiği bir maddedir. Solunarak vücuda giren sigara dumanı 4800 den fazla toksik ve kanserojen madde içeriği ile akciğerler tarafından emilerek tüm vücuda yayılır. Sigaranın bağımlılık yapmasında ki en büyük etken Nikotin denen maddedir.

Sigaranın Zararları;

Sigaranın vücuda en geniş etkili zararı kanın oksijen taşıma kapasitesini düşürerek, damar yapısına verdiği harabiyet ile tüm dokulara ve organlara verdiği zarardır.

  • Vücudun genel olarak ağır ve kötü bir kokuya bürünmesine sebep olur.
  • Beynimize her nefeste yaklaşık 50 bin civarı hücreyi öldürerek, odaklanmayı azaltmak, felç, damar tıkanıklığı ve ileri yaşlarda Alzheimir riskini yükselmek gibi zararları vardır.
  • Gözlerde, katarak ve ileri yaşlarda körlük riskini arttırır.
  • Burunda, koku alma duygusunu azaltır.
  • Akciğerlerde, bronşit, amfizem ve akciğer kanseri riskini çoğaltır.
  • Mide ve yemek borusu kanseri, ülser, kanama riski artar.
  • Pankreas kanseri riski fazlalaşır.
  • İktidarsızlık, ereksiyon da azalma, dölleme yetersizliği ve kalıtımsal bozukluklara sebep olabilir.
  • Mesane kanseri riski.
  • Kemik erimesi riskini çoğaltarak iskelet sistemine ağır zarar verir.
  • Kılcal damarlara verdiği zarar ile el ve ayaklardan başlayarak kol ve bacaklara kadar ilerleyen organ kesilmeleri (Burger hastalığı).
  • Ciltte karalık ve daha yaşlı, kırışık bir görünüm.
  • Dişler de kirli ve pis bir görünüm, diş eti hastalıkları.
  • Ağız ve Yutak da tat alma eksikliği aynı zaman da kanser riski.
  • Gırtlak ve nefes borusunda iltihap, kanser, ses tellerinin zarar görmesi riski üst düzeydedir.
  • Kalp ve kardiyovasküler sistemin baş düşmanıdır. Kalp krizi ve kalp krizinden ölümlerin, damar tıkanmalarının aynı zamanda tansiyon yükselmelerinin birinci sebebidir.
  • Rahim ve yumurtalıklar da, kısırlık, çocuk düşürme, sakat yada eksik kilolu doğum, erken menapoz, rahim kanseri riski artar.
  • Eller de, parmakların sararması, tırnakların zayıflaması.
  • Kol ve bacaklarda ki, damarların zarar görerek tıkanıklık, varis ve her türlü dolaşım bozuklukları riski artar.
  • Ayrıca genel olarak, uykusuzluk, yorgunluk, ruhsal gerginlik, stres, performans düşüklüğü, reflekslerde azalma, dikkat dağınıklığı artar.
  • Sigara gelecek nesillere de miras bırakır. Sigara içen babaların doğan çocuklarında kanseri önleyen gen olmuyor. Hamileliğin de sigara içen kadınların bebekleri %10-15 eksik kilolu ve aynı oranda zeka eksikliği riski ile doğuyor.

Kendinizi, ailenizi, arkadaşlarınızı ve dünyayı seviyorsanız, aynı zaman da sigara içiyorsanız lütfen bu eylem ile ilgili bir kez daha düşünün. Çünkü sadece kendinize zarara vermiyorsunuz.

Sağlıklı günler dileklerimizle.


Formda Kalmak ve Yaşam Kalitesini Yükseltmek İçin Öneriler.

Kahvaltıyı mutlaka beslenme düzenimize eklemeliyiz. Biz uyurken çalışan vücudumuz sabah bütün yakıt depoları boşalmış olarak uyanır. İhtiyaç duyduğu enerjiyi sağlamak için protein, karbonhidrat, vitamin, mineral, sağlıklı yağlar içeren bir kahvaltı ile güne başlamalıyız.

Neden Herbalife Nutrition İdeal Kahvaltısını tercih etmeliyiz?
İşte her şeyi ile şahane bir kahvaltı, Herbalife Nutrition İdeal Kahvaltı.
Herbal Aloe Konsatre içecek,
Bitkisel Konsantre Çay,
Formül 1 Öğün Yerine Geçen Besleyici Shake Karışım.

Fiziksel aktivite, sağlıklı bir kahvaltı kadar önemlidir. Hayatınızda mutlaka hareket olmalı, eğer düzenli egzersiz yapma fırsatınız yok ise en azından merdivenleri kullanın, yürüme mesafesi yerler için araç kullanmayın.

Farklı bir şeyler ile ilgilenirken sakın yemek yemeyin. Örneğin; televizyon seyrederken, bilgisayar başındayken, ne yediğinizin, ne kadar yediğinizin, hangi lezzette olduğunun, ailenizden vakit çaldığınızın ve anın tadını fark edemezsiniz.

Şekerli ve gazlı içecekler, gizli bir kalori bombasıdır. Kolalar, gazozlar, şekerli suya boya katılarak yapılan meyve suları, çok yağlı ayran içmek yerine bitki çayları, taze sıkılmış meyve suları, su, yağsız ayran tercih edebilirsiniz.

Günlük sıvı alımını dengelemelisiniz. Vücut gün içerisinde yaklaşık 5-6 litre sıvıya ihtiyaç duyar. Bu miktarın 3 litre kadarını yiyeceklerden, meyvelerden, yemeklerden almak ile birlikte en az 2 litre kadar su tüketmeliyiz.

Sebzeler ve meyveler mutlaka her öğünümüzde olmalıdır. Sindirim sisteminin lif ihtiyacı, vitamin, mineral ve toksik maddeleri vücuttan atmak için gereken antioksidanlar sebze ve meyvelerde yüksek oranda bulunur.

Proteince zengin bir beslenme düzeni hem sizin daha uzun süreler boyunca tok kalmanıza, aynı zaman da yağsız kas kütlenizin korunmasına çok büyük destek sağlar. Yetişkin bir erkeğin gün içinde kilo başına yaklaşık 1 gram protein alması gerekir. Yetişkin bir kadın ise günde kilo başına 0,8 gram protein almalıdır.

Kendinize yapacağınız en büyük işkence öğün atlamaktır. Öğün atladığınızda vücudunuzun dengesi bozulur. Bir sonraki öğün vaktine kadar enerjiniz düşer, halsiz kalırsınız, aynı zamanda çok acıktığınız için yemeklere adeta saldırırsınız ve porsiyon kontrolünüz kalmaz. Vücut daha çok şekerli gıdalara yönelir.

Vücudunuz sizin içinde yaşadığınız eviniz siz evinize ne kadar özen gösterirseniz, o da size şahane bir konfor sunar. Kendimize iyi bakalım.


Osteoporoz (Kemik Erimesi) Hakkında Bilmemiz Gerekenler.

Çoğunluk tarafından kemik erimesi olarak adlandırılan ve bilinen Osteoporoz hastalığı, kemik metabolizmasında ki aksaklık sonucu kemik protein örgüsünün bozulması ve kalsiyumun azalması ile birlikte iskelet sisteminde ortaya çıkan kemiklerin kırılması olasılığını arttıran bir hastalıktır.

İskelet sistemimiz bizim ayakta kalmamıza destek olan ve aynı zamanda vücudumuz için gerekli olan Kalsiyum mineralinin depolanmasına fayda sağlayan bir sistemdir. Bu sistemde mineral yoğunluğu azalmaya başlayınca kemikler çok zorlanmaya başlar. Zayıflayan kemikte mikro boyutta kırıklar oluşmaya başlar ve bu ağrı yapmaya başlayana kadar sinsice ilerler, sonunda en yaygın belirtisi olan bel, kalça, bilek ve sırt ağrıları görülmeye başlar. Kişinin yaşam kalitesini ciddi anlamda bozar.

Kimler Risk Altında;

  • Kadınlar en yüksek risk grubu
  • Yaşı ileri olanlar (özellikle 50 yaş üzeri)
  • Kortizon içeren ilaçlar kullananlar
  • Yakınlarında Osteoporoz hastalığı tanısı konulanlar
  • Menapoza giren ve Östrojen seviyeleri azalan kadınlar
  • Erkeklerde ise testosteron hormonu azalması risk grubuna dahil eder.
  • Kalsiyum ve D vitamini eksikliği
  • Hayatında fiziksel aktivite ve egzersizin olmaması
  • Sigara, alkol ve kolalı içecekler tüketmek

Kemik erimesi hastalığına yakalanmamak için alınabilecek en önemli önlemler, kemik dokusuna D vitaminin desteği ile Kalsiyum minerali doldurmak ve kemiklerimizin en büyük desteği kaslarımızı egzersiz ile sağlamlaştırmak olmalıdır. Kalsiyumdan zengin (Beyaz peynir, süt, yoğurt) yiyeceklere önem verip uygun şekilde D vitamininin en güzel kaynağı güneşten faydalanabilirsiniz.

Vücudumuza her aşamada destek ürünler sunan Herbalife Nutrition, kemik sistemimize de destek olmak için Kalsiyum Minerali, D Vitamini ve Magnezyum içeren Xtra-Cal isimli ürününü dizayn etmiştir.

Sağlıklı günler dileriz.


Metabolizma Hızı Hakkında Bilmemiz Gerekenler

Vücudun 24 saat boyunca kendi kendine harcadığı enerjiye Bazal Metabolizma hızı denir. Vücudumuzun yediği besinleri enerji haline getirmesine ve bu enerjiyi yakabilme kapasitesine Metabolik Hız denir. Metabolik hızınız herhangi bir sebep ile (genetik yada hastalık) yavaşlarsa Metabolizma hızınız düşecek, kalori yakma kapasiteniz azalacağı için de yağlarınız depolanmaya başlayacaktır.

Metabolizma hızı vücuttaki yağ ve kas dengesinden de çok etkilenir. Eğer yağ hücreleriniz fazla kaslarınız az ise Metabolizmanız hızınız yavaştır. Kaslarınız fazla ise Metabolizmanız hızlıdır.

Metabolizma hızınızı ayarlayan etkenlerden bir tanesi de egzersiz ve aktivitelerdir. Hareketli bir yaşama sahip kişilerin metabolizma hızları daha yüksektir.

Yaşımız da metabolizma hızımızı etkileyen unsurlardandır. Özellikle 20 li yaşlarımızdan sonra her 10 yılda yaklaşık % 2-3 metabolizma hızımız düşüş yaşamaktadır. Yaş ilerledikçe hem aktivite azalır hem de menapoz gibi dönemsel etkiler ile metabolizma hızımız gittikçe azalır. Buna bağlı olarak da yağlanma artar ve obezite riski baş göstermeye başlar.

Yavaşlayan metabolizma hızı sonucunda meydana gelen yağlanma ve kilolar ile baş etmenin en etkili yolu düzenli egzersiz yapmaktır. Düzenli egzersiz hem yağ yakımına hem de yağsız kas kütlesinin artmasına fayda sağlar. Bunun yanında bazı yiyeceklerin de metabolizma hızını arttırdığı söylenebilir. Örneğin; Greyfurt, Yeşil çay, Yoğurt, Badem, Kahve, Hindi, Elma, Ispanak, Fasulye, Biber, Brokoli, Köri, Tarçın, Soya sütü, Yulaf Ezmesi.


Karbonhidratlar Hakkında Bilmemiz Gerekenler!

Her gün tükettiğimiz gıdaların, % 40 kadarı vücudumuzun enerji kaynağı olan karbonhidratlardan oluşmalıdır. Basit (kötü) ve kompleks (iyi) karbonhidratlar olarak iki bölümde değerlendirilir.

Basit karbonhidratlar çok çabuk sindirilir ve kan şekerimizi yükselterek çabucak acıkmamızı sağlar. Kompleks karbonhidratlar ise lif içerdikleri için daha uzun sürede sindirilir, bu da daha uzun süre tokluk hissi yaşamak denektir. Karbonhidratların hepsi glikoza çevrilmek zorundadır, bunun gerçekleşmesi için de bir çok vitamin ve minerale ihtiyaç vardır. Basit karbonhidratların aksine kompleks karbonhidratlar da bol miktarda vitamin ve mineral bulunur.

Karbonhidratlar, genel olarak kötü olarak nitelendirilseler de, aslında yağın kalorisinin yarısı kadar kalori içerirler. Tostunuza yağ sürdüğünüzde yada pilavınızı aşırı yağlı yaptığınızda karbonhidratı kötü hale getiriyorsunuz. Mümkünse lif içeriği yüksek tam tahıllı ekmekler gibi karbonhidratları tercih edin. Çünkü vücudumuzun hücre büyümesi, çoğalması ve birleşmesi için gereklidir.

Karbonhidratların glisemik indeksleri farklı farklıdır. Glisemik indeks ise gıdanın kan şekerini ne kadar hızlı yükselttiğini gösteren ölçüdür. Glisemik indeksi yüksek olan besinler kan şekerini hızla yükseltir, bu da insülin salgılanmasına sebep olarak tekrar acıkmamıza neden olur. Glisemik indeksi yüksek gıdalar genel de fabrikasyon ürünler (beyaz ekmek, çay şekeri, beyaz un, şekerli içecekler vb), glisemik indeksi düşük olan gıdalar ise uzun süre tok kalmamızı sağlar (kuru baklagiller, yoğurt, yeşil sebzeler, meyveler, kepekli, tam buğdaylı, badem, fındık, yer fıstığı vb.

Günlük enerji ihtiyacımızı karşılarken, daha çok kompleks (iyi) karbonhidrat kaynaklarından faydalanmaya özen göstermelisiniz.


Kalsiyum Minerali Nedir? Faydaları Nelerdir.

İskelet sistemimiz de ki, kemikler ve dişlerimiz sağlığımız için çok önemli unsurlar ve vücudumuzun olmazsa olmazları. Sistemdeki kemikler ve dişlerin temel yapı maddesi Kalsiyum mineralidir. Kalsiyumun vücutta %99 u kemikler ve dişlerde, % 1 i de kan ve yumuşak dokular da bulunur. Kalsiyum kemiklerin daha dayanıklı ve güçlü olmasına destek olur.

Yaşlarımız ilerlemeye başladıkça kemik dayanıklılığımız ve yoğunluğumuz azalmaya başlar. Yeteri kadar Kalsiyum alamadığımız zaman kemiklerin erimeye veya en ufak bir zorlanma da kırılmaya kadar gidebilecek güçsüzlükler yaşayabilecektir.

Kadınların daha çok Kalsiyuma ihtiyacı olduğu bilinse de, erkeklerin de kemikleri ve dişlerinin sağlığı için Kalsiyuma ihtiyaç duydukları göz ardı edilmemelidir.

Özellikle kadınlar gebelik sırasında yeterli miktarda Kalsiyum alamazlarsa, bebek kendi ihtiyacı olan kalsiyumu anneden kullanacağı için, anneler ilerleyen yıllarda bunun zararlarını görebilir.

Kalsiyum Kaynakları;

Süt, Peynir ve Yoğurt gibi süt ürünleri Kalsiyum açısından çok zengindir.Yeşil ve yapraklı sebzeler de Kalsiyum içermektedir. Günlük ortalama bir kişinin Kalsiyum ihtiyacı 800 mg dır. Bu da yaklaşık 3 bardak süte denk gelir. Fakat her gün süt içemiyorsanız, laktoz intoleransınız varsa, vejeteryansanız ve belli bir yaşın üstündeyseniz ekstra Kalsiyuma ihtiyaç duyuyorsanız, güvenilir bir Kalsiyum takviyesi kullanabilirsiniz.

Kemiklerimizin ve dişlerimizin sağlığı için Kalsiyumu keşfetmek adına 206 iyi sebebiniz var demektir.


Sepet

Ürün kategorileri